Sağlık
Giriş Tarihi : 01-06-2022 10:23

Cinsel sağlıkta sorunlar kapıda: 'HIV'de yüzde 460'lık bir artış oranı var!'

Cinsel sağlık ürünlerine gelen fahiş zamların halk sağlığı sorununa dönüşeceğini ifade eden CİSÜ Sözcüsü Günel, "HIV'de yüzde 460'lık bir artış oranı var" dedi. Uzman eczacı Üstündağ ise erişimin zorlaşmasıyla büyük sağlık sorunlarının kapıda olduğunu söyledi.

Cinsel sağlıkta sorunlar kapıda: 'HIV'de yüzde 460'lık bir artış oranı var!'

 

Türkiye'de her şeye olduğu gibi cinsel sağlık ürünlerine de gelen fahiş zamlar, büyük bir halk sağlığı sorununa yol açabilir. Bir paket kondom son 6 ayda ortalama 30 TL'den 80 TL'ye çıktı. Regl ürünlerinde de artış artık dayanılmaz bir duruma geldi. Mart ayında pedlerdeki KDV oranı yüzde 18'den yüzde 8'e indirilse de, 6 ay önce 12-13 TL olan bir paket ped, şimdilerde 50 TL'ye vardı. Cinsel sağlık ürünlerine erişimin zorlaşmasıyla birlikte yaşanabilecek riskleri anlatan Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları (CİSÜ) Sözcüsü ve TAPV Kadınları Güçlendirme Program Koordinatörü Hazal Günel, "Hijyenik pedler, regl dönemine özgü diğer ürünler ve tabii ki cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunma veya gebelikten korunmayla ilgili yöntemlere erişimlerin pahalılıkla birlikte doğrudan etkilendiğini ve insanların da bu sebeple zarar görebildiklerini görüyoruz. Özellikle HIV'de yüzde 460'lık bir artış oranı var. HIV'den en etkili korunma yöntemi konulama erişimi aslında. Düzenli ve doğru bir şekilde her cinsel ilişkide kondom kullanılması gerekiyor. Piyasaya baktığımız zaman içerisinde 10 tane kondom olan bir paket kutu bile yaklaşık 80 TL'ye denk geliyor. Özellikle gençse bu kişi, herhangi bir düzenli geliri yoksa ve cinsel aktif durumdaysa risk daha da artıyor. Zaten bu HIV'deki ve diğer cinsel yolla ulaşan enfeksiyonlardaki artış da daha çok gençler arasında. Bu bile tek başına aslında bunun bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor" dedi. Aile sağlık merkezlerinde cinsel sağlık ürünlerinin ücretsiz olarak verilmesine yönelik yasal mevzuat olduğunu hatırlatan Günel, "Fakat son yıllarda kontrasepsiyon ürünlerine ulaşım, sadece konduğum değil ve doğum kontrol hapları ve diğer yöntemlere erişim zorlaşmaya başladı. Kadınlar aile sağlığı merkezlerine gittikleri zaman 'Kondom yok' denebiliyor kendilerine. Özellikle yoksul ve dezavantajlı bir gruptaysa kadın, kendisi gidip parayla alamayabiliyor. Bu da istenmeyen gebeliklere ya da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların artışına sebebiyet veriyor. Şu anda Türkiye Nüfus Enstitüsü araştırmaları raporuna göre, aile planlaması ihtiyacı karşılanamamış kişi sayısı yüzde 12'ye çıkmış. Bu 5 yıl öncesine göre iki katı artmış vaziyette. Özellikle 35 yaş üstü bir gebelik yaşıyorsa kadın riskli gebelik yaşıyor demektir. Bu da anne veya bebeğin ölümüne yol açabilir. Gebelik sırasında, sonrasında hem bebekte, hem annede bazı sağlık problemlerine yol açabilir. Sosyolojik olarak baktığımız zaman da istenmeyen bir çocuk dünyaya gelmiş oluyor. Her çocuğun istenen bir şekilde, planlı bir şekilde dünyaya gelmesi gerekir ki bu dünyada karşılaşacağı bütün nimetlerden eşit bir şekilde faydalanabilsin. Anayasa'nın 41. maddesi aile planlaması konusunda devletin tüm teşkilatlarını sorumlu tutar. Bundan vazgeçmek mümkün değil" diye konuştu.

BİRGÜN

AdminAdmin