Siyaset
Giriş Tarihi : 10-01-2017 12:07   Güncelleme : 10-01-2017 12:07

Gamze Akkuş İlgezdi: Basın Emekçileriyle, dayanışmayı büyüteceğiz

Gamze Akkuş İlgezdi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutladı.

Gamze Akkuş İlgezdi: Basın Emekçileriyle, dayanışmayı büyüteceğiz

56 yıl önce çıkarılan 212 sayılı Basın Yasası’nı protesto etmek için üç gün gazete basmama

kararı alan gazete patronlarına karşı harekete geçen onurlu basın emekçileri; 10 Ocak 1961'de

kendi hakları ve basın özgürlüğü için yürüyüş düzenlemiş ve üç gün boyunca BASIN

gazetesini çıkarmışlardı.

Bu şanlı direnişin anısına, basın emekçilerinin haklarının yasal güvence altına alındığı 10

Ocak günü, 56 yıldır, “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanmaktadır.

Ne yazık ki, son 14 yılda,basın ve ifade özgürlüğü bakımından geldiğimiz nokta, 10 Ocak

gününü bir bayram havasında kutlamamıza engel olmaktadır!

Bugün askeri darbe koşullarını bile mumla aratan uygulamalarla; basın emekçilerinin

haklarının budandığını, iş güvencelerinin ortadan kaldırıldığını ve mesleklerinden dolayı

tutuklanma riskiyle baş başa bırakıldıklarını kısacası özgür çalışma imkânlarının ortadan

kaldırıldığını görüyoruz!

Olağanüstü Hal Kararnameleriyle;177 medya kuruluşunun kapatılması, yaklaşık 2 bin 500

gazeteci ve medya çalışanının işsiz kalması, 146 gazetecinintutuklanması, 780 basın

emekçisinin, basın kartlarının iptal edilmesi, 10 Ocak’ı buruk da olsa bir bayram havasında

kutlamamıza izin vermiyor.

Söz konusu dönemde, Türkiye’de artan linç kültürünün bir göstergesi olarak 189 gazetecinin

sözlü ve fiziksel saldırıya uğraması ise can güvenliği ortadan kalkan basın emekçilerinin

gelecekleri adına kaygı duymamıza neden oluyor.

Dünya Basın Özgürlüğü endeksinde 156’ncı sıraya gerileyerek, “özgür olmayan ülkeler”

kategorisinde yer almak, 42 Avrupa ülkesi arasında sonuncu sırada yer alarak, sınıfta kalmak

Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyor.

Gazetecilik faaliyetlerinin suç olarak nitelendirilmesi, temel hak ve hürriyetlerin göz ardı

edilerek, tek sesliliğin dayatılması, insanlık onurunu ayaklar altına aldığı gibi anayasanın da

çiğnenmesi anlamına geliyor.

Ülkemizin,“dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi” olarak nitelendirilmesi içimizi

acıtıyor!

56 yıl önce basın emekçilerinin kazanılan haklarını ölümsüzleştirmek adına “Çalışan

Gazeteciler Günü olarak ilan edilen bu günün, gelinen noktada, ne yazık ki hakların ve

özgürlüklerin kaybedildiği “gün” olarak anılması vicdanlarımızı yaralıyor!

Oysa basın emekçilerinin görevlerini doğru ve tarafsız bir biçimde yapması, halkın objektif

haber almasını sağlayacağı kadar, iktidarın, toplumun gerçek sorunlarını anlaması bakımından

da önem taşımaktadır.

Ne var ki gazeteciler ceza tehdidi altında görevlerini yapmaya çalışıyorlarsa, o ülkede sadece

basın özgürlüğünden değil, demokrasinin varlığından söz etmenin de mümkün olmadığını

biliyor ve basın özgürlüğüne karşı giderek artan saldırılardan ciddi anlamda kaygı duyuyoruz.

Öte taraftan, onurlu basın emekçilerinin;

İşsizlikle tehdit edilseler de, düşük ücretlerle, sigortasız çalıştırılmaya zorlansalar da, halkın

doğru ve tarafsız haber alma hakkını savundukları için hapis ve ceza davalarıyla sindirilmek

istenseler de, “daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük” taleplerinden asla

vazgeçmeyeceklerini bilmek, mesleklerine inançla sahip çıktıklarını görmek bizleri

umutlandırıyor!

Basın emekçilerinin haklı taleplerini biliyoruz!

Daha özgür ve bağımsız bir medya ortamının yaratılması içinbasın özgürlüğünün önündeki

yasal, siyasi ve ekonomik engellerin azaltıldığı bir Türkiye içinçalışmaya devam edeceğiz!

Türk Ceza Kanunu’nun gazetecilerin yaptıkları iş nedeniyle cezaevinde bulunmalarına yasal

dayanak oluşturan hükümlerinin basın özgürlüğünü sınırlayacak nitelikte uygulanmasına son

verilmesi için mücadele vereceğiz.

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur. 10.01.2017

Gamze AKKUŞ İLGEZDİ

CHP İstanbul Milletvekili

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi