SİYASET
Giriş Tarihi : 28-09-2022 13:57

'Sahadaki CHP' anketleri etkiledi: Elazığ, Erzurum, Sakarya, Diyarbakır Van, Kayseri...

Cumhuriyet yazarı Tuncay Mollaveisoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yaz milletvekilleriyle birlikte sahaya çıkmasının anketlere olumlu yansıdığını aktardı.

'Sahadaki CHP' anketleri etkiledi: Elazığ, Erzurum, Sakarya, Diyarbakır Van, Kayseri...

Cumhuriyet yazarı Tuncay Mollaveisoğlu, bugünkü "Gordion’un düğümü ve Kılıçdaroğlu" başlıklı yazısında dikkat çeken bir konuyu ele aldı.

Mollaveisoğlu yazısında, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'Bu yaz tatil yok' diyerek milletvekillerini sahaya çıkarmasının CHP’nin çok az oy aldığı illerde yapılan grup toplantıları, basın açıklamaları, çeşitli il ve ilçelerden belediye başkanlarının bu bölgelerde halkla buluşmasının anketlere nasıl yansıdığına değindi. 

BUPAR Araştırma'nın yaz boyunca her toplantı sonrası illerde ölçüm yaptığını belirten Mollaveisoğlu, "Bu illerde oy oranlarının iki ile üç kat arasında arttığı görülüyor. Örneğin, CHP’nin yüzde 2.5 oy aldığı Van ve Diyarbakır’daki oy oranı, son ankete göre yüzde 7.5 seviyesine yükselmiş" dedi.

CHP’nin seçmen tabanını genişletme çalışmasını Gordion’un düğümüne benzeten Mollaveisoğlu, Kılıçdaroğlu'nun sağ seçmende karşılığı olan isimler üzerinden yaptığı hamlelerin haklı olarak eleştiri konusu olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun sesini sağ seçmene ulaşmaya başladığını söyleyen Mollaveisoğlu'nun yazısı şöyle;

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bu yaz tatil yok” diyerek milletvekillerini sahaya çıkarması, CHP’nin çok az oy aldığı illerde yapılan grup toplantıları, basın açıklamaları, çeşitli il ve ilçelerden belediye başkanlarının bu bölgelerde halkla buluşması sonuç verdi mi?

Yanıtı anketlere bakarak söyleyelim, evet, saha çalışması, halka buluşma, gidilen illerdeki oy oranlarını artırdı. 

Elazığ, Erzurum, Sakarya, Niğde, Van, Kayseri gibi daha önce hiç CHP seçmeni olmamış yurttaşların bir bölümü bu çalışmanın etkisi ile ilk kez CHP’ye oy verecekler...

BUPAR Araştırma yaz boyunca her toplantı sonrası illerde ölçüm yaptı. Bu illerde oy oranlarının iki ile üç kat arasında arttığı görülüyor. 

Örneğin, CHP’nin yüzde 2.5 oy aldığı Van ve Diyarbakır’daki oy oranı, son ankete göre yüzde 7.5 seviyesine yükselmiş. 

*

CHP’nin seçmen tabanını genişletme çalışması Gordion’un düğümü gibi bir sorunu, çözümsüzlüğü işaret ediyordu. 

Ortalama yüzde 70 oranında sağ partilere oy verme eğilimi olan seçmenin tercihi nasıl değiştirilebilirdi?

Kemal Kılıçdaroğlu, liderliği boyunca bu düğümü çözmeye çalıştı. Sağ seçmende karşılığı olan isimler üzerinden yaptığı hamleler haklı olarak eleştiri konusu oldu. CHP’nin dokusu ile uyumsuz isim ve bazı açıklamaların, parti çizgisi ile çatışması kaçınılmazdı.  

Ancak yeni seçmen kazanma çabası ve CHP içinden yapılan eleştirilerin de katkısı ile Kılıçdaroğlu’nun sesi sağ seçmene ulaşmaya başladı. 

Rejim değişikliği ile birlikte Erdoğan’ın memleketi, demokrasi isteyenler ile tek adama biat edenler olarak ikiye ayırması muhalefetin asgari koşullarda bir araya gelmesine, demokrasi, hukuk ve millet egemenliği zemininde ortaklaşmasına neden oldu. 

Kılıçdaroğlu yıllardır CHP’de yapmak istediği ittifakı, CHP’yi esnetmeden bir masa etrafında birleştirmeyi başardı. 

Bugün gelinen durumun özeti şudur; Millet İttifakı, CHP’yi sağcılaştırmadan, CHP’nin tarihsel kimliğini de koruyarak kuruldu ve yenilmez denilen Erdoğan’ın korkulu rüyası oldu. 

Üstelik bu öyle bir ittifak ki; CHP’nin göstereceği cumhurbaşkanı adayına koşulsuz destek sağlayacak taraflardan oluşuyor. 

Yani aslında yeni bir seçmen tabanından söz ediyorum. 

*

Siyasal olarak farklı ama Cumhuriyet değerleri noktasında ortaklaşan partilerin bir araya gelmesi Erdoğan’ın en büyük endişesiydi... Öyle de oldu ve Saray tüm stratejilerini ittifakı bölmek üzerine kurdu. Çünkü AKP’nin artık halka söyleyecek tek bir sözü kalmadı. 

Konuştuğum kaynaklar ittifak içinden etkin bazı isimlerin “bir şekilde ikna edilerek” seçim hattında provokatif açıklamalarla ittifakı bölmeye çalışacağını söylüyorlar...

Bunları görelim ancak odaklanmayalım... 

*

Muhalefetin asıl odağı, AKP’den kopan yüzde 15 bandındaki kararsız seçmen kitlesi olmalı...

Bu kitle en az bir kere Cumhur İttifakı’na oy vermiş seçmenlerden oluşuyor. 

Nasıl ikna edilecekler?

*

İttifak ve açıklanacak cumhurbaşkanı adayı başta ekonomik bunalıma karşı ne yapacağı olmak üzere halka sadece çözüm anlatmalıdır.

Üstelik bu çözümleri hap gibi, her yurttaşın anlayacağı ve ezberleyeceği bir dille aktarmalıdır. 

Kılıçdaroğlu bunu yurt sorunu, otomobil vergilerindeki fahiş oran ve EYT konusu gibi bazı başlıklarda yaptı. 

Türkiye’nin dört bir yanında şu slogan konuşulur oldu: “Bay Kemal söylüyor Erdoğan yapıyor”

Kararsız kitleyi dönüştürecek olan işte bu...

*

Millet İttifakı ya da 6’lı masanın seçmende tek bir gövde olarak görünmesi, seçmene neyi nasıl söyleyeceğine bağlı.

Muhalefet denilince toplum çözümü ve bunu yapacak kadroları görmeli...

Yani muhalefet umut olmalı ve bir an önce masa başı toplantılarından kalkıp halka sorunları nasıl çözeceklerini anlatmaya başlamalı...

*

Demokrasi bileşenlerinin adayı ortaya çıktıktan sonra, aday odaklı yapılacak her eleştiri, Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermekle aynı anlama gelecektir.  

Kılıçdaroğlu, Gordion’un düğümünü İskender gibi kılıçla kesmek yerine, efsanede beklendiği gibi ince bir siyasi strateji ile çözdü...

Ve bu çözüm devletin yeniden inşasının başlangıcı olacak...

GORDION EFSANESİ...

Yeni bir lider arayışında olan Friglere bir kahin tarafından, şehre öküz arabası ile giren ilk adamı kral ilan etmeleri söylenir. Bu kişi kağnısıyla kente giren yoksul bir köylü, Midas’ın babası, Gordios olur. Gordios, kral ilan edildikten sonra öküz arabasını Frig Tanrısı Sabazios tapınağına adar. Araba kızılcık dallarından bir düğümle tapınağa bağlanmıştır ve bu düğümü çözecek kişinin Asya’nın hâkimi olacağı söylentisi ile ünlenir.

Büyük İskender, Gordion’a geldiğinde (MÖ 334) düğümü çözmeye çalışır ama başaramaz. Sabrı tükenince öfkeyle kılıcını çekip düğümü keser. İskender, gerçekten de Pers İmparatorluğu’nun fatihi ve Asya’nın hâkimi olma yolundadır. Ancak 33 yaşında ateşli bir hastalıktan zamansızca ölümü bilgelerce İskender’in Gordion düğümünü çözmek yerine sabırsızca davranmasının cezası olarak yorumlanır."

AdminAdmin