Gündem
Giriş Tarihi : 24-03-2021 22:25   Güncelleme : 24-03-2021 22:25
Abone ol

İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu: İstanbullular bu yıl su sıkıntısı çekmeyecek

Uludağ Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenen “Suyun Geleceği” başlıklı panelde konuşan İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, İstanbulluların bu yıl herhangi bir su sıkıntısı çekmeyeceklerini söyledi.

İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu: İstanbullular bu yıl su sıkıntısı çekmeyecek

Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin ilk  gününde,  Reckitt-Benckiser markalarından Finish  sponsorluğunda gerçekleşen “Suyun Geleceği” oturumunda, tüm dünya için hayati bir kaynak olan suyun toplum ve insan için önemi ve geleceği masaya  yatırıldı.Oturumda iklim  değişikliğinin su rezervlerine etkisi,  gelecekte su kaynaklarının durumunun  ne olacağı, su kaynaklarının korunması  için sanayi, tarım ve hane halkı bileşenlerinin neler yapması gerektiği konuşuldu.  

Moderatörlüğünü Reckitt Benckiser  Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Bayar'ın  yaptığı oturuma Türkiye Su Enstitüsü Proje Geliştirme ve Uygulama Koordinatörü Doç. Dr. Aslıhan Kerç,  Türkiye Sinai Kalkınma Bankası Genel  Müdürü Ece Börü,BSH Türkiye CEO’su Gökhan Sığın ve İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu katıldı.  

Önlemleri aldık, İstanbullulara hissettirmedik

İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu panelde yaptığı konuşmada 16 milyon nüfusuyla İstanbul'un, Türkiye'nin su rezervinin yüzde 20'sini kullandığını söyledi. İstanbul'da bu yıl ve gelecekte su  sıkıntısı yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin bilgiler veren Mermutlu,  "Geçen aralık ayında rezervlerimizde  bir azalma meydana geldi. İklim  değişikliği nedeniyle mevsimler iki ay  ötelendi. Bu durum insanlarımızı bir  hayli tedirgin etti. Pandeminin bile  önüne geçti. Çünkü pandeminin çözümü de aslında bir yerde su. Siz hijyen  sağlayamazsınız, pandeminin ortadan  kalkmasını sağlayamazsınız. Ancak biz  yağmurun geleceğini tahmin  ediyorduk. Ayrıca daha öncesinde  gerekli önlemleri de alarak bunu  İstanbullulara hissettirmedik" diye  konuştu.

Barajlar dolu durumda

İstanbulluları susuz bırakmamak için  bütün projeleri gözden geçirip, değerlendirerek sonuç almaya  çalıştıklarını vurgulayan  Mermutlu,  "Bu işin başında yağışın olması  gerekiyor. Geçen yıl 24 Mart'ta  rezervlerimizdeki su miktarı oranı yüzde  63.81'di şimdi ise yüzde 68 civarında.  Geçen yıla göre; 5 puan daha iyi durumdayız. Şu anda  barajlarımızda Terkos'un doluluk oranı  yüzde 64, Alibeyköy'ün yüzde 61, Büyükçekmece'nin yüzde 68,  Istırancalar'ın yüzde 55,  Kazandere'nin yüzde 60, Papuçdere'de   yüzde 47'lere kadar yükseldi" diye  konuştu.

Bu yıl sıkıntı çekilmeyecek

Bu yıl herhangi bir su sıkıntısı çekilmeyeceğini dile getiren Mermutlu,  "Su sıkıntısı çekmeyeceğiz ama önümüzdeki yıl  için de tedbirlerimizi almalıyız.  Suyumuz yeterince var diyemeyiz.  Gelecekte su sıkıntısı çekmemek için  gerekli tedbirleri alıyoruz ama bunun  daha ötesinde önemli olan tasarruf  etmek.İstanbul halkından beklentimiz  tasarruf etmeleri. 5 litre su  kullanarak elde edebilecekleri hijyeni, 10-15 litre olarak kullanmamaları.Burada tasarruf bilinci  öne çıkıyor. Beş dakikada takılan bir  tasarruf cihazını kullanmak inşası,su tutması en az beş yıl sürecek bir  baraj inşa etmekten daha çok fayda  sağlıyor.Bu konuda çocuklarımızdan  ümitliyiz. Çocuklar ebeveynlerini bu  konuda uyaracaklardır. İstanbullu vatandaşlarımızdan her bir damla suyun boşa akmaması için bize yardımcı  olmalarını bekliyoruz" dedi.

Türkiye 'su stresi' altında

Türkiye Su  Enstitüsü Proje Geliştirme  ve Uygulama Koordinatörü Doç. Dr.  Aslıhan Kerç ise iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin su kaynaklarına da  yansıdığını söyledi. Kerç, “Su  kaynakları başta yağış rejimi olmak üzere iklim değişikliğinden büyük  oranda etkileniyor. Kimi zaman aşırı  kimi zaman azalan yağışlar su kaynaklarını baskılıyor. Su kıtlığı  uzun yıllardır gündemdeydi ama son  zamanlarda daha gözle görünür bir hal aldı. Örneğin su rezervlerimizin  ne kadar dolu olduğu artık  gündemimizde önemli yer tutuyor. Bu  tüm dünyada böyle. Kişi başı  yenilenebilir su miktarı 1000  metreküpün altına düşerse biz buna su  kıtlığı diyoruz. Türkiye’de bu rakam  1350 metreküp civarında. Kıtlık değil  ama stres altındayız” dedi.

TSKB Genel Müdürü Ece Börü ise, finans  sektöründe sürdürülebilirlik alanında  artık sadece finansal fizibilitenin değil, çevresel ve  sosyal yönetişim kıstaslarının ön  plana çıktığını söyledi.  Sürdürülebilir kalkınmayı kalkınma misyonunun  merkezine koyduklarını ifade eden  Börü, “Reel sektörde sürdürülebilirliğin önemli bir güç  olacağına inanıyoruz. Sürdürülebilir  kalkınma amaçlı kredi modeliyle şirketlerin öz değerlendirmesini yapıyor, gelişebilecek yerleri  geliştiriyor ve finansal maliyetlerini iyileştirerek dönüşümü teşvik  ediyoruz. Bundan sonra hayatımızda su  ve iklimle olan riskler ön planda yer alacak, biz de bunlara çözüm bulmaya çalışacağız. Farkındalığı geride bıraktık, artık somut faydaya odaklanmamız lazım” dedi.  

Suyun miktarının ve kalitesinin  geleceğimizi belirlediğine dikkati çeken BSH Türkiye CEO’su Gökhan Sığın ise şunları söyledi: 

“Su kaynaklarımız  kuraklık ve kirlenme tehlikesiyle  karşı karşıya. Bu konuda farkındalığımızı ve sorumluluğumuzu artırmamız, etkin ve verimli su  yönetimine odaklanmamız şart. Net tüketimi azaltmanın yanı sıra  kullandığımız suyu kirletmemek, su  ayak izimizi azaltmak da son derece önemli. Çünkü kirlettiğiniz suyu  döngüden çıkarmış oluyorsunuz.  Özellikle endüstride kullanılan suyun deşarj edildiğinde diğer su  kaynaklarını kirletmemesi, ekosistemi  bozmaması lazım. Su tasarrufu musluk kapatmanın ötesine geçti,  endüstrilerde bu alanda yapılacak çok şey var. Biz bu farkındalığa sahibiz,  tüm endüstrileri de bu bilince davet  ediyoruz.” 

Ajans Bizim