Siyaset
Giriş Tarihi : 28-03-2016 15:15   Güncelleme : 28-03-2016 15:15
Abone ol

“Kadro kadro dediler; taşeronlara sözleşme ve sınavı dayattılar.”

Akkaya, taşerona “sözde” kadro vaatlerini değerlendirdi CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya; “Kadro kadro dediler; taşeronlara sözleşme ve sınavı dayattılar

“Kadro kadro dediler; taşeronlara sözleşme ve sınavı dayattılar.”
Akkaya, taşerona “sözde” kadro vaatlerini değerlendirdi CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya; “Kadro kadro dediler; taşeronlara sözleşme ve sınavı dayattılar.” dedi. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı tarafından Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde düzenlenen “Perşembe Söyleşileri”nin bu haftaki konuğu olan CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya söyleşide esnek çalışma; özel istihdam büroları ve hükümetin açıkladığı taşerona “sözde” kadro vaatleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Çalışma yaşamının güncel sorunlarına değinerek konuşmasına başlayan Akkaya; son günlerde Türkiye’nin gündeminin oldukça yoğun olduğunu ve bunun en temel sebebinin ise AKP Hükümeti tarafından ülkenin iyi yönetilememesi olduğunu belirtti. Ülkede hangi yöne dönülürse dönülsün problemlerle; sorunlarla karşılaşıldığını ifade eden Akkaya; “Sorunlarımız çözülemeyecek sorunlar değil; ancak bilinçli olarak çözülmek istenmediği konusunda genel bir mutabakat bulunmaktadır. Bunun sebebi ise siyasi ranttır. “dedi. 300’e yakın yurttaşımızın bombalarla şehrin göbeğinde katledildiğini söyleyen Akkaya; “Ortada İnsanın aklıyla alay eder gibi bir durum söz konusudur. Yaşanan katliamlar, patlatılan bombalar, güvenlik zafiyetleri almış başını giderken, İktidarın bu yaşananlardan dolayı hesap vermesi gerekirken; siyasi iktidar kendi yaptırdığı anketlerle oylarının artıp artmadığını ölçmektedir.” dedi. Küreselleşmenin ve bunun getirdiği adaletsizliğin yaşadığımız sürecin en başlıca nedeni olduğunu söyleyen Akkaya konuşmasına şu şekilde devam etti: “ Adaletsiz bir dünyada yaşadığımız kesin ve bu konuda hem fikiriz. Kapitalizm kendi kazdığı kuyuya kendi projeleri ile düşüyor ve sonunu getiriyor. Bu durumda ya adaletli çalışma koşulları yani; gelir dağılımında adalet sağlanacak; ya da bu şiddet devam edecek gibi görünüyor. Ülkemizin bu anlamdaki son durumu herhalde içinde bulunduğumuz olumsuzlukların nedenidir. Nüfusumuzun %1’i servetin %56’sına sahip iken; nüfusumuzun %99’u da geri kalan %44’e sahipse; burada adaletten bahsetmek mümkün değildir. Sosyal adaletsizlik; yoksulluğu, işsizliği, terörü, şiddeti, intiharları, hastalıkları ve umutsuzluğu beraberinde getirir. O umutsuzluk, çaresizlik insanı mevcut iktidarın küçük yardımlarına muhtaç hale getirir; işte siyasi rant da burada başlar.” Akkaya AKP Hükümetinin yarattığı siyasi rant kapılarına şu örnekleri verdi: “Örneğin; GSS Sigortası 2008’de geldi; bu 2012 Ocağında zorunlu hale getirildi. Yani 2008 yılı öncesinde böyle bir sorun yokken getirdikleri bu düzenleme ile 1,5 milyon gencimizi borçlandırdılar. Sonra da seçim vaadi olarak bu borçları affedeceğiz diyerek propaganda yaptılar. Örneğin önce ülkeyi taşeron cenneti haline getirdiler; sonra “şimdi size kadro vereceğiz “ diyerek seçim vaadinde bulunuyorlar. Örneğin; Emekli olduktan sonra esnaf olarak çalışanlara Sosyal Güvenlik Destek Primini 2008’de getirdiler. Bunu önce %15, sonra %10 yaptılar, sonra da sıfırladılar. Şimdi de “Biz kaldırdık.” diyorlar. Yani AKP Hükümeti önce sorunu yaratıyor; sonra “sizin bu sorunlarınızı biz çözeceğiz.” diyor. Akkaya; kanunların hayata geçirilmeden önce mutlaka sosyal taraflar ile görüşülmesi gerektiğini belirtirken Anayasamızda yer alan düzenlemeye rağmen Ekonomik Sosyal Konseyin 2009 yılından beri toplanmamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Taşerona “sözde kadro” açıklamalarına da değinen Akkaya; “Kadro kadro dediler; taşeronlara sözleşme ve sınavı dayattılar. Taşerona türlü türlü Ali Cengiz oyunlarıyla vaatlerde bulunup sonrasında 3 yıllık güvensiz çalışma ortamını sundular. Özel sözleşmeli olarak çalıştırılacak personele 12 ay boyunca görev yapma şartı dayatılıyor; bu durumda 3 ve 6 ay gibi geçici hizmetler kapsam dışında kalacak. Ayrıca özel sözleşmeli olabilmek için sınavı geçme şartı konuyor. Bu sınavın nasıl yapılacağı da belirsizdir. 1 Kasım 2015 tarihinden sonra işe girenler taşeron olarak çalışmaya devam edecek; dolayısıyla bu tarihten sonra çalışmaya başlayan taşeron bu haktan yararlanamayacak. İstihdam biçiminin nasıl olacağı da açıklamada belirtilmemiştir.” dedi. Konuyla ilgili henüz ortada bir yasa tasarısı metni bulunmadığını; sadece söylemler üzerinden bu maddelerin anlaşıldığını ifade eden Akkaya; gelecek olan yasa değişikliğinin takipçisi olacaklarını belirtti.