Siyaset
Giriş Tarihi : 30-06-2021 10:29   Güncelleme : 30-06-2021 10:29
Abone ol

Kılıçdaroğlu: ''Aşama aşama kayıtdışına çıkarıyorlar''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Öyle bir noktaya geldi ki devlet, 19 yılın sonunda ekonomi ve hukukta kayıt dışına çıkmaya başladı. Aşama aşama kayıtdışına çıkarıyorlar" dedi.

Kılıçdaroğlu: ''Aşama aşama kayıtdışına çıkarıyorlar''

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, derdi olanın kendilerine geldiğini, tarihin kendilerine yüklediği sorumluluk olduğunu belirterek, ''Hiç kimseyi ayırmayacağız, herkesi kucaklayacağız. Herkesten yana olacağız. Eğer birisine haksızlık yapıldıysa onun yanında olacağız. Haksızlığını gidereceğiz'' dedi. 

Koronavirüs kaynaklı salgınla mücadelede verilen ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği kararının yerinde olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:

''Kısa çalışma ödeneği 456 gün, ücretsiz izin aylığı 433 gün sürdü. Bu ayın sonunda bitecek. Bu ayın sonunda bitmemesi gerekiyor. Pandemi hala devam ediyor, sorunlar hala devam ediyor. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin aylığı uygulamasını sürdürmek gerekiyor.

Bu paraları kesmeyin, keserseniz işsizlik zaten büyük bir sorun, daha da büyütürsünüz. Biz, her evde huzurun, bereketin olmasını isteriz. Eğer bunları keserseniz, işsizlik patlar ve dolayısıyla çok daha büyük bir sorunla Türkiye karşı karşıya kalabilir. Hatırlatması, önermesi bizden." 

''En tepedeki insan habersiz''

İktidara geldikleri zaman kamuda boş bulunan sağlık ve eğitim kadrolarına atama yapacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"En tepedeki insan devletten habersiz. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine bakıyorsunuz, Ocak 2021'de 107 bin 909 öğretmen açığı var. Sayıştay raporlarına bakıyorsunuz 138 bin 393 öğretmen açığı var. Ama Erdoğan'a göre öğretmen açığı yok. Niçin? Sarayda öğretmen yok ki. Bakıyor sarayda bütün kadrolar dolu, herkesin durumu çok iyi, üstelik herkes bir yerden değil 3, 4, 5 yerden maaş alıyor. 'Herhangi bir sorun yok burada, nereden çıktı açıklar, atamalar? Tam tersine kadro fazlalığı var' diyor. Allah akıl fikir versin, devleti bunlar yönetiyorlar. Bunlar yönettikleri için de memlekette işsizlik bu boyutlarda." 

"Aşama aşama kayıt dışı''

Kılıçdaroğlu, iktidardakilerin ''Ben devletim, istediğimi asarım, istediğimi keserim'' dediğini belirterek, ''Devlet dediğimiz kurum, yıpranmaya ve çürümeye başladı. Öyle bir noktaya geldi ki devlet, 19 yılın sonunda ekonomi ve hukukta kayıt dışına çıkmaya başladı. Aşama aşama kayıt dışına çıkarıyorlar" diye konuştu. 

Bunun ''bilinçli olarak yapıldığını'' ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bütün bakanlıklarda teftiş kurullarının kapatıldığını, böylece yolsuzluk dosyalarının incelenmesinin önüne geçilmek istendiğini'' söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tür rezaletler hiç görülmedi. Bakanların, milletvekillerinin, valinin, belediye başkanının önünde rüşvet tartışması yapıldı Antalya Serik'te. AK Parti ve MHP milletvekilleri, bakanlar, vali, belediye başkanı orada. Belediye Başkanı tahammül edemiyor, bakanlara 'Yazıklar olsun' diyor. Tık yok. Savcı soruşturma açtı, çağırdı mı? 'Bu parayı kim aldı? Yetimin hakkını, Cumhuriyeti savunacağım' diyen bir savcı çıktı mı? Tık yok." 

''Türkiye'nin Avrupa'nın kara para aklayan ülkesi konumuna geldiğini'' anlatan Kılıçdaroğlu, "Uyuşturucu, kumar, organ ticareti, kadın ticareti, ne kadar rezil iş varsa hepsini kabul ettiler, sineye çektiler, 'Parayı getirin' dediler. Neden saray ve beslemeleri sessiz kalıyor bu konuda? Beslendikleri için. Ekonomi ve hukuk kayıt dışına çıkınca bu tür rezaletler Türkiye'de yaşanıyor" dedi.  Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Ekonomi kayıt dışına çıktıktan, hukuk da askıya alındıktan sonra artık devletin bütün büyük yatırımlarını beşli çete belirliyor. Gidiyorlar, plan ve programı alıyorlar kendilerine göre. 'Yapın, garanti de veririm' diyor. 'Ya CHP iktidar olur elimizden alırsa?' 'Meraklanma Londra mahkemelerini yetkili kılarım. Sen bu yatırımı yap oraya' diyor. Ne olacak? 'Kusura bakma, sana da hakkını vereceğiz' diyorlar. Devletin bütün büyük yatırımlarını, devletin bürokratları değil, beşli çete sarayın desteğiyle yapıyor. Buna da Cumhuriyet tarihinde ilk kez tanık oluyoruz. DPT'yi kapattılar. Kime hangi rantlar, garantiler, yetkili mahkeme, maliyetleri nedir, bütün bunların tamamı kapalı, kimse bilmiyor. Ekonomi kayıt dışında olunca rüşvet vermek çok daha kolay oluyor."

Devleti yönetenlerin ve çevresindekilerin yaşam tarzlarıyla örnek olması gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Nasıl oluyor da Erdoğan ve ailesi, yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vergi vermemek için hesap açıyor, sahte şirket kuruyorlar, milyon dolarları orada kazanıyorlar ve devlete de beş kuruş vergi ödemiyorlar? AK Parti'li ve MHP'li kardeşim senin vicdanın, ahlakın bunu kabul ediyor mu?'' diye sordu.  

''Çıkar sağlama yasaları...''

Bağımsız olması gereken Merkez Bankası, BDDK ve SPK gibi kurumların belli aralıklarla TBMM'ye bilgi vermesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Parlamentonun bu kadar aşağılandığı bir dönemi hiç yaşamamıştık. İktidar sahiplerine bakın, şu gazi Meclise bakın. Yolsuzluklara ve hırsızlıklara destek veren bir organa dönüştürdüler burayı. O çok sevdikleri birilerine çıkar sağlama yasalarını, AK Parti'nin ve MHP'nin milletvekilleriyle beraber çıkarıyorlar. Peki TBMM Başkanı ne yapıyor? Diyor mu o kurumlara, 'neden zamanında gelip bilgi vermiyorsunuz' diye. Diyemez, Erdoğan'dan izin almadan diyemez." 

İçişleri Bakanının, devletin televizyonunda, "Bir siyasetçiye har ay 10 bin dolar para ödeniyor" dediğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuda sesini çıkarmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Hala rüşveti savunana oy vermeye devam edecek miyiz? Devleti soyulacak bir organ haline getiren bir siyasi anlayışa hala oy verecek miyiz? Bakan yerinde, Erdoğan da yerinde, her ay 10 bin dolar rüşvet alan da yanında. Her gün konuşuyorlar'' dedi.

 "Devlet neden hukuk dışına çıkarıldı''

"Erdoğan'ın şahsım hükümeti, Türkiye'yi felakete sürükleyecek" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

"İşsizlik, yoksulluk, perişanlık, rüşvet, yolsuzluk, uyuşturucu, her şey var. Hepsi saray ve şürekası tarafından koruma altına alınmış durumda. Hepsinden besleniyorlar. Bu kadar ağır konuşuyorum, acaba mahkemeye verirler mi diye, mahkemeye de vermiyorlar. Bari bir namuslu hakim buluruz da bunları ispat ederiz. Devlet neden hukuk dışına çıkarıldı? Erdoğan'ın söylediği şu sözü asla hiç kimse unutmasın: 'Ben Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karara uymuyorum, saygı da duymuyorum'. Daha ne desin? Devleti otomatikman hukukun dışına itiyorsunuz, kendi arka bahçeniz haline getiriyorsunuz."

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı dava açılan Danıştay'a seslenen Kılıçdaroğlu, ''Eğer aklınızı kiraya vermediyseniz, eğer Anayasa ve yasalara uyacaksanız, o söyleşmeyi tekrar ihya etmek zorundasınız. Yapmadığınız takdirde siz de sarayın kalemşörleri olarak tarihte anılacaksınız" dedi. 

Kılıçdaroğlu, ''Yolsuzlukları kapatmak için özel çaba harcandığını'' da ifade ederek, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde soruşturulan tüm dosyaların İçişleri Bakanlığı kanalıyla istendiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Ne oldu? Tamamının üstü kapatıldı'' dedi. 

''Avrupa'nın otoriter politikacıları özeniyordur''

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: 

''AK Parti'li kardeşlerime seslenmek isterim. Haramzadeyi korumak nedir? Kul hakkını yiyeni korumak nedir? Yolsuzlukları yapanı korumak nedir? Bunlarda vicdan var mı, bunlarda ahlak var mı?

Öyle bir rezaletle karşı karşıyayız ki hukuk kalmadı. Mersin Limanı'na Ekvador'dan 615 kilo kokain gelir, yakalanır, dava açan yok. Yine Brezilya'dan Dilovası'na 540 kilo kokain gelir, yakalanır, dava açan yok. Allah bilir, bu kokaini el altından piyasaya sürdüler. Böyle bir rezalet olur mu? Kokain bu… Gencecik, fidan gibi çocuklarımızı öldürüyoruz. Bu tablo karşısında hala ve hala yukarıda adam oturuyor. Her şey güllük gülistanlık, 'Avrupa bizi kıskanıyor'. Avrupa'nın otoriter politikacıları özeniyordur tabii. Hakim, kaymakam, medya senden, yolsuzluk gırla, her türlü işi yapabiliyorsun, her türlü dalavereyi çevirebiliyorsun, kimse sana dokunmuyor. Kıskanmazlar mı? Kıskanırlar. Kendi ülkelerinde hukuk var. 'Sabah kahvaltısını cebinden mi, hazineden mi ödedin' diye tartışma çıkar, biz de malı götürünce yükseliyorsun. Böyle bir rezalet görülmedi."

''Hükümetin ekonomide ve hukukta kayıt dışına çıkmasının, yönetimin mafyaya teslim olması'' anlamına geleceğini anlatan Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, yeraltı dünyası tarafından yönetildiğini ve korunduğunu söyledi. 

''Söke söke alacağım''

"Kul hakkı yiyenin burnundan fitil fitil getirmezsem bana da Kılıçdaroğlu demesinler'' diyen CHP lideri, adaleti gerçek anlamda getireceklerini söyledi.  Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Öyle bir hale geldik ki bu yerli ve milli ayaklarıyla geçinenler şimdi egemen güçlerin taşeronluğunu yapmaya başladılar. Kanal İstanbul'a para verirse, Kanal İstanbul yapılırsa yabancı güçler söke söke bu paraları alırlarmış. Temsilciye bak, Erdoğan; dış güçlerin temsilcisi. Alacağım, söke söke alacağım. Buradan bir daha söyleyeyim. Bu işe giren müteahhit kendisini unutsun. Bankalara, kredi kuruluşlarına sesleniyorum, bu işe kredi veren unutsun kendisini, yok öyle bir şey. Bürokratlara söylüyorum, bunun altına imza atan bürokratın burnundan fitil fitil getireceğim.

Sadece bunları yapmayacağım. Bizim milliyetçilik damarımıza dokunuyorlar. O Tank Palet Fabrikası'nı söke söke Katarlılar'dan alıp şanlı ordumuza vereceğim. Vatan toprağını terk ettiler, bayrağı indirdiler, Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırdılar. Söke söke o türbeyi alacağım, vatan toprağına götüreceğim, şanlı bayrağımızı da dalgalandıracağım.

Çiftçinin traktörüne haciz geliyor. 750 milyon doları alıp havuz medyasının başına oturana ses yok, sofralarda ağırlanıyor. Sözüm söz, söke söke o 750 milyon doları alacağım, tamamını çiftçilere vereceğim. Türk Telekom'u aldılar, birilerine verdiler. Bizim paramızla aldılar, karını yediler, binalarını arsalarını sattılar, zararını da bize sattılar. Şu ahlaksızlığa bakın. O Hariri ailesinden söke söke bütün parayı alacağım."

Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, üniversite sınavının kaldırılması önerisi konusunda da "Bahçeli'ye bir iyi, bir de kötü haberim var. İyi haberim şu, üniversite sınavları kaldırıldı. Kötü haberim, bizim çocuklarımız için değil" karşılığını verdi. 

"Hayır, kabahat bizde"

CHP'den bir heyetin 21-22 Haziran'da Erzurum'u ziyaret ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, bu ilden uzun zamandır milletvekili çıkaramadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

"Kabahat Erzurumlular'da mı? Hayır, kabahat bizde. Erzurum'a gittik mi, vatandaşın çayını kahvesini içtik mi, sorununu dinledik mi? Hayır, yapmadık bunları. Ankara'da oturduk, gayet güzel açıklamalar yaptık, sonra dönüp Erzurumlu'ya 'Niye bize oy vermiyorsun?' dedik. 'Vermem kardeşim, gel çayımı iç, benim derdimi dinle' dedi. Gidiyoruz, dertlerini dinliyoruz. Erzurum'un merkezini değil, bütün ilçelerini arkadaşlarımız gezdiler." 

''Siyasi idam doğru değildir''

Mısır'daki İhvan konusunda partisinin tutumunu herkesin bildiğini, belirten Kılıçdaroğlu, bu ülkedeki idamlar konusunda şöyle konuştu:

"Mısır'daki yöneticilere seslenmek isterim. Türkiye'de de geçmişte siyasi idamlar oldu, başbakan astık, bakanlar idam edildi, gencecik filinta gibi evlatlarımızı dar ağacında ölüme yolladık. Ne oldu? Şimdi hepimiz üzülüyoruz. Şimdi astığımız insanlar için havaalanları yapıyoruz, üniversitelere, okullara adını veriyoruz. Siyasi idam doğru değildir. Siyasi idamlara her zaman karşı çıktık, karşı çıkmaya da devam edeceğiz. Umarım, Mısır'da siyasi idamlar olmaz." 

Ajans Bizim