DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hazal Mintaş
Hazal Mintaş
Giriş Tarihi : 29-11-2018 12:42

YEREL SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN NELER OLUYOR HAYATTA?

24 Haziran seçimlerini geride bırakarak yerel seçime hızla geride bıraktığımız şu günlerde gündemin çoğunu yerel seçimler kaplıyor. Peki yerel seçimlere hazırlanan siyasal partiler, genel seçimlerdeki vaatlerini ne kadar hayata geçirmeye çalışıyor ya da yerel yönetimlere ilişkin vaat ettikleri stratejilerini mi uyguluyor?

Siyasal partilerin hepsi genel seçim öncesinde iyi yönetişim konusunda hemfikir oldular. Bu iyi yönetişim dedikleri kavram ise temelinde şeffaf, hesap verilebilir, katılımcı, liyakata dayalı bir sistemi ifade ediyordu. Yerel seçime yaklaştığımız bu dönemde mevcut yerel yönetimlere ilişkin olarak şeffaflık ve hesap verilebilirliğe dair bir şey maalesef göremiyoruz. Bununla beraber aday belirleme noktasında da herhangi bir katılımcı mekanizma ve liyakata dayalı sistem olacağına dair bir garantiyi alamadık. Bununla beraber vatandaş beklentilerine duyarlı olarak yapılan çalışmalarda vatandaş memnuniyeti önemli kılmak da vaatlerden biriydi ancak bu konuya dair bir çalışmayı da kamuoyu görememekte. Nitekim bu sayılan tüm meseleler doğrudan yerel yönetimlerle ilgilidir.

Biraz daha teknik olarak ise, Belediye Meclis Denetim Komisyonu, belediye şirketlerini denetleyerek; meclisteki toplantılar, ihaleler gibi hususların internet üzerinden canlı yayınlanarak yukarıda ifade edilen şeffaf ve hesap verilebilir bir yerel yönetime katkı sağlama hedefi meclisteki siyasal partiler tarafından dile getirilmiştir. Ancak yerel yönetimlerdeki seçim politikaları, propagandaları ve aday belirleme konuları yani partilerin iç meseleleri seçim sürecinde daha ön planda olduğu için bu konuda da yapılan herhangi bir düzenleme halk tarafından görülmemiştir. Bunun yanında kent planlaması noktasında katılımcı planlama söz konusu olarak eşitlik ilkesinin sağlanması ön planda olacak. Bu husus ise yerel yönetimlerin stratejik planlamaları belirli yıl aralığı için belirlendiğinden hayata geçirilme konusu bir sonraki stratejik planlama aşamasında test edilebilecektir.

Bürokrasinin devlet değil vatandaş odaklı, hızlı ve daha tasarruflu olması yönünde düzenlemelerin yapılacağı da bir diğer önemli vaat olarak kendini göstermektedir. Bu hem vatandaş hem de devlet kaynaklarının yerinde kullanımı için çok önemli olacak her iki tarafın da menfaatine olacaktır. Bu husus da önümüzdeki dönemlerde kendini belli edebilecektir.

Tüm bu hususları bir arada değerlendirdiğimizde siyasal partilerin 24 Haziran genel seçimlerindeki vaatlerinin pek çoğunun 31 Martta yapılacak yerel seçimlere yönelik olduğunu da görüyoruz. Nitekim yerel yönetimlerde işleyiş hakkında söz sahibi olabilmenin, değişiklikler yapabilmenin yolu genel seçimlerde meclise girerek söz sahibi olabilmekten geçiyordu. Meclisteki partiler çeşitli sayılarla bunu başardılar. Şimdi önemli olan bunları yerel yönetimlerde hayata geçirebilmeleri olacaktır. Söylemler birbirine benzer nitelik taşıdığı için burada birbirini ayrıştırıcı yöntemlerle değil uzlaştırıcı yöntemlerde ilgili hususların hayata geçirilmesi daha doğru bir yöntem olacaktır. Ancak her şeyden önce eşitlik, katılımcılık, liyakat, hesap verilebilirlik, şeffaflık gibi önemli meselelerin önce siyasal partilerin kendi iç işlerinde oturtulması gerekmektedir.

Her zaman takipçiyiz…

NELER SÖYLENDİ?
@
ARŞİV ARAMA