Yunus Kılıç
Yunus Kılıç
Giriş Tarihi : 23-11-2019 12:32
Güncelleme : 23-11-2019 13:13

Benden misin onlardan mı?

Gökyüzünde bulunan ve gözle görünmeyen gök cisimlerinin görünmesine yarayan teleskoplar, çalışır haliyle ilk kez 1608 yılında Hans Lippershey tarafından bulunmuştur.

Elektriğin icadı (M.Ö. 640-546) tarihleri arasında Yunan bilim adamı Thales of Miletus, sürtünme kürkü (hayvan derisi) üzerinde meydana gelen statik elektrik ile zıt kutuplu bazı nesnelerin birbirini çektiğini ve ittiğini keşfetti.

Yer çekimini Isaac Newton buldu. Bunu ise, ağaçtan başına düşen bir elma sayesinde fark etti.

Bir gün hamamda yıkanırken suyun içerisine koyduğu tasın batmadığını ve yukarıya doğru itildiğini fark eden Arşimet'in üzerini giyinmeden büyük bir heyecanla "Buldum’’! diye bağırarak hamamdan çıktığı suyun kaldırma kuvveti.

Yukarda dünyayı değiştiren sadece birkaç örnek verdim.

Peki biz neden bu icatların altına imza atamıyoruz?

Bu icatların kıyısında yöresinde ona etki etmiş, onu geliştirmiş bir Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma ismine neden rastlayamıyoruz? Bizde hayvan derisi mi yok? Belki de teleskopta kullanacağımız cam bulamıyoruzdur. Ya da bizim yaşadığımız yerlerdeki elmalar yere düşmüyor, bizim hamamlarımızdaki tas suya batıyordur… başka bir açıklaması olamaz…

Size abartılı gelebilir ama neredeyse 800 yıldır dünya bilimine katkımız kocaman bir sıfır. Esaret altında kalmayan 16 devlet kurduk, dünyanın kalbi sayılabilecek jeopolitik yerde konumlandık ama ne icat ettik? Hangi alanlarda başı çektik?

Abbasiler tarafından, 800'lü yılların başında, Bağdat şehrinde kurulan kütüphane ve çeviri merkezinden oluşan bir bilim merkezinin (BEYT-ÜL HİKME) çalışmaları bizim hep gurur kaynağımız olmuştur. Daha sonra Selçuklular zamanında rasathaneler ve şifahanelerde birtakım çalışmalar yapılmış fakat bunların da devamı getirilmemiştir. Şimdi belki Osmanlıda top yapıldı vs. gibi çalışmalar aklınıza gelebilir ama onları da bizim insanımızın yapmadığını hatırlatırım.

Peki dünyada söz sahibi icatlar yapmak için neler lazım?

Bu hoşumuza gitmeyen bilgileri unutup bugün başlasak işe acaba ne durumdayız?

1-Türkiyede 2 milyon 482 bin kişi okuma yazma bilmiyor. Dünyadaki bazı devletlerin nüfusunun neredeyse yarısı kadar. Bunların da karnını doyurmak ve gelecek sunmak için ekstra çalışmamız gerekiyor.

2-PİSA Sınavları biliyorsunuz dünyadaki çoğu ülke kendisinin eğitimde nerede olduğunu tespit etmek amacıyla uyguladığı bir sınav. Peki bizim bu sınavdaki durumumuz? Türkiye 72 ülke arasında 50. sırada yer alırken, önceki testlere göre de performansı gerilemeye devam ediyor. Çocuklarımız daha soruları anlamada büyük sorunlar yaşıyorken bunların çözümünde nasıl başarılı olsun. Matematikte, Fen Bilimlerinde durum böyleyken bu çocuklar söz gelimi nasıl yerçekimini, elektriği, teleskopu icat etsin?

Sorun bu çocuklarda mı?

Tabi ki de hayır! Sorun asırlardır bizimle süregelen sistemimizde. 2023’te dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisi içine girmeyi hedefliyoruz ama bu gidişle bu hedef daha asırlarca rafta kalmaya devam edecek gibi. Eskiden her 50 yılda bir çağ atlatacak bir icat olurdu ama günümüzde bir yıl içinde gözlerimizi fal taşı gibi açacak birkaç buluşla karşılaşıyoruz. O yüzden elimizi hızlı tutmalıyız. Her alanda hızlı tutmalıyız. 7-8 yıl önce Avrupa’nın gol krallarını çok kolay bir şekilde getirirken bugünkü gol krallarını getirmeye kalksak ülkenin ekonomisi yerinden oynar. Örneğin: Neymar 222 milyon Euro Dışardan getireceğimize kendi içimizden çıkarmayı denemiyoruz bile.

3-Çocuklarımız hayal kurmuyor, söylenenlere karşı tepkilerini ortaya koyamıyorlar. Biz onların hayal kurmalarına, tepki koymalarına fırsat vermiyoruz. Türkiye’de çocukların söylenene itiraz etme, tepki koyma oranı %2. Her 100 çocuktan sadece 2’si söylenene karşı görüşünü beyan ediyor. Çocuklara Bir şeyler ezberletmek bizim eğitimimizin odak noktası haline gelmiş. Çocuklarımız mezun olduğunda öğrendiklerini nerede ve nasıl uygulayacağını bilmeden mezun oluyor. Ne zaman ezberin önemli olmadığını, önemli olanın o bilgiyi kullanmak olduğunu anlayacağız?

4- Türkiye’de doğan çocukların %5’i üstün zekalı olarak doğuyor. Hiçbir şey yapmasak daha iyi sanırım çünkü bu çocukları 10-15 sene okutup diğer çocuklarla aynı seviyeye getiriyoruz. Ne kadar trajikomik bir durum değil mi?

Durumumuzu tespit etmek adına daha birçok örnek verilebilir. Biz bu dünyada söz sahibi olmak istiyorsak üretmeliyiz, geçmişten ve günümüzden ders almalıyız. Eğitimimizi ideolojik değil bu zamanın şartlarına göre şekillendirmeliyiz. İnsanları fikirlerinden dolayı yargılamamalıyız. Söylenen fikirleri şucu bucu diye ayırmamalıyız.

Benden misin onlardan mısın? Sorusunun sorulmadığı bir Türkiye dileğiyle.

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 27 13
  • 2 İstanbul Başakşehir 25 13
  • 3 Beşiktaş 24 13
  • 4 Trabzonspor 23 13
  • 5 Alanyaspor 22 13
  • 6 Fenerbahçe 22 13
  • 7 Yeni Malatyaspor 20 13
  • 8 Galatasaray 20 13
  • 9 Denizlispor 17 13
  • 10 Göztepe 17 13
  • 11 Çaykur Rizespor 17 13
  • 12 Gaziantep FK 16 13
  • 13 Gençlerbirliği 14 13
  • 14 Konyaspor 13 13
  • 15 Kasımpaşa 12 13
  • 16 Antalyaspor 12 13
  • 17 MKE Ankaragücü 9 13
  • 18 Kayserispor 7 13
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
ARŞİV ARAMA