Siyaset
Giriş Tarihi : 30-07-2016 11:34   Güncelleme : 30-07-2016 11:38

''Kurumsal çöküşten çıkışın anahtarı nitelikli insan gücü ve liyakattır''

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Sibel Özdemir, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında “Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından üç ay süreyle ilan edilen OHAL ile birlikte içinde bulunduğu belirsizlik ortamından bir an önce çıkması gerekiyor” diyerek Hükümete uyarılarda bulundu. Aksi takdirde Türkiye’nin zayıf ve düşük olan ekonomik göstergelerinin daha da kötüye gideceğinin öngörüldiğünün altını çizen Özdemir, “Dünyada 20 en büyük ekonomi arasında yer alan ülkemizin bu yerini koruyup koruyamayacağı ve yeni bir ekonomik kriz ve belirsizlik ile karşılaşıp karşılaşmayacağı konusundaki tartışılmalar çoktan başlanmıştır.” dedi.

 ''Kurumsal çöküşten çıkışın anahtarı nitelikli insan gücü ve liyakattır''

15 Temmuz darbe girişimi ve ardından ilan edilen OHAL’in ülke ekonomisine, hukukun üstünlüğüne  ve demokrasiye getireceği muhtemel negatif etkileri en aza indirmenin anahtarının nitelikli ve liyakat sahibi beşeri insangücü olduğunu ifade eden CHP’li Özdemir, “Ülkemiz bugün bir yönetim ve kamu idaresi krizi yaşamaktadır. 15 Temmuz darbe girişimiyle kamuda yaşanan nitelikli insan kaynağı açığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Siyasiler kadar bürokraside ve devlet kurumlarında vasatlaşan insan gücünün de bu yönetim krizinde bir etkisi olmuştur. Mevcut iktidar sadece istihbaratta değil, nitelikli insan gücü yetişirmede de zafiyetler yaşamaktadır. Bu krizden çıkmamız için ülkemizin eğitim, nitelikli işgücü yetiştime, kadın istihdamı ve kalkınma gibi temel politikalarının bütüncül ve katılımcı bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekiyor.” dedi.

Türkiye’nin içinde bulunduğu belirsizlik ortamından çıkması ve ekonomiye umut vermesi için bugün iki önemli fırsat penceresi olduğunu belirten Özdemir, bu fırsat pencerelerinin şunlar olduğunu kaydetti: “Bunlardan birincisi istihdama dâhil edilmeyen yüzde 70 oranındaki kadın nüfusumuzdur. Ekonominin canlanması ve Türkiye'nin zenginleşmesi için bu nüfusun ekonomiye kazandırılması gerekmektedir. İkinci olarak, maalesef Türkiye dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden birisidir. Türkiye nüfusunun hiçbir zaman 100 milyonu bulamayacağı ve bu yüzyılı 90 milyonla tamamlayacağı öngörülmektedir. 2023 yılına kadar üretken nüfusumuzun artacağı ve o yıldan sonra ise düşüşe geçeceği tahmin edilmektedir. Bu yüzden, genç nüfus fırsat penceremiz kapanmadan ekonomik büyümenin ve kalkınmanın sağlanması gerekmektedir.”

Kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 32 düzeyinde olduğuna dikkat çeken Özdemir, “Hane halkı iş gücü araştırması 2015 sonuçlarına göre 15-19 yaş arası kadınlarda işsizlik oranı yüzde 18; 15-24 yaş arası kadınlarda ise istihdam oranı yüzde 22'dir. Nisan 2015-2016 döneminde erkek işsizlerin sayısında bir azalma yaşanırken işsiz sayısında ise tersine bir yükselme yaşanmıştır. Bu dönemde kadın işsiz sayısı 1 milyon 58 binden 1 milyon 76 bine yükselmiştir. İstihdama dahil edilemeyen yaklaşık yüzde 70 kadın nüfusu için bir an önce çözüm üretilmelidir.” dedi.  

Özdemir, konuşmasında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üye 28 ülke arasında kadın istihdamında son sıralarda yer almasının ülkedeki cinsiyet eşitsizliğini farklı bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyerek, “Ülkemiz, Avrupa'da istihdam oranında cinsiyet farkının en yüksek olduğu ülke konumundadır. Benzer şekilde OECD ülkeleri arasında da Türkiye kadın istihdamında son sıralardadır ve son günlerde yayınlanan, Uluslararası Para Fonu IMF'nin yayınladığı ‘Göç ve Doğu Avrupa Üzerindeki Etkileri’ başlıklı raporda çok dikkat çekici bir veri bulunmaktadır. Türkiye, emek piyasasına katılımda kadın-erkek uçurumunun yüzde 16'yla AB ülkeleri arasında son sırada yer aldığı görülmektedir.” ifadelerine yer verdi.

Türkiye'nin ekonomide ve insani gelişmişlikte saplandığı vasatlığı aşmasının yolunun ideolojik ve kişisel kaygıları değil, ülkenin, kadınların ve gençlerin yarınlarını önceleyen kalıcı bir eğitim reformu olduğuna işaret eden Özdemir bir de çağrıda bulundu: “Bir kez daha Hükûmete, iktidar partisine ve muhalefet partilerine seslenmek istiyorum: Gelin, nitelikli, bilimsel, laik ve herkese eşit fırsatlar sunan eğitimi ve bütüncül bir kalkınma, eğitim ve istihdam reformunu birlikte konuşmaya, tartışmaya, uzlaşmaya ve inşa etmeye başlayalım.”
 


İHA

AdminAdmin