09 ARALIK 2019 Pazartesi 12:34
Siyaset
Giriş Tarihi : 22-11-2019 15:52

Öğretmenlerin sorunları Meclis'de

Milli Eğitim Bakanlığı, bir ülkenin gelişim ve ilerlemesinde temelde yer alan Bakanlıkların en önemlisidir. Bu nedenle eğitim politikaları en fazla hassas olunması gereken hususların başında gelmektedir.

Öğretmenlerin sorunları Meclis'de

Milli Eğitim Bakanlığı, bir ülkenin gelişim ve ilerlemesinde temelde yer alan Bakanlıkların en
önemlisidir. Bu nedenle eğitim politikaları en fazla hassas olunması gereken hususların
başında gelmektedir.
Ancak son 17 yılda eğitim, en fazla yanlışın yapıldığı alan olmuştur. Milli Eğitim de sürekli
olarak öğrenci-öğretmen ve velileri kökten etkileyecek olumsuz politikalar uygulanmıştır.
Bu yanlış ve tutarsız eğitim politikaları sonucunda, PISA gibi uluslararası sınavlarda ülke
olarak son sıralarda yer alınmıştır. Ülkemizde eğitim ticarileşmiş, özel okul sayıları sürekli
artış eğilimine girmiştir. “Nitelikli eğitim özel okullardan satın alınabilir” düşüncesi
yurttaşlarımızda hakim olmuştur. Toplum iyi eğitim alan ve alamayan şeklinde ikiyi
bölünmüştür. En zengin yüzde 20’lik dilim ile en yoksul %20’lik dilimde bulunan ailelerin
eğitime ayırdıkları payda 2017 yılında 23 katlık bir fark bulunurken, 2018 yılında bu fark 32’ye
çıkmıştır.
Bakanlık bünyesinde 85.426 kurum yöneticisi, 757.289 kadrolu, 103.399 sözleşmeli olmak
üzere toplam 946.114 öğretmen görev yapmaktadır. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı ise
yaklaşık 700 bindir. Net öğretmen ihtiyacı ise 100 bin dolaylarındadır.
Görevleri çocuklarımızı eğitimli bireyler olarak yetiştirmek olan eğitim sisteminin ana unsuru
öğretmenlerimizin, sosyal ve ekonomik hayatlarını temelden etkileyecek büyüklükte
sorunları bulunmaktadır.
Öncelikle; sözleşmeli öğretmenlerin 4 yıl boyunca eş ve özür durumuna bağlı olarak tayin
hakları yoktur. Sözleşmeleri her yıl yenilendiği için iş güvenceleri yoktur. Rapor süreleri,
evlilik, babalık ve ölüm izinleri kadrolulara göre daha kısadır. Tüm bunlar aslında bir
öğretmenin verimli ve aktif çalışmasını teşvik etmekten daha çok mesleği bırakmaya
yönlendirecek uygulamalardır.
Ücretli öğretmenlerin ise iş güvenceleri yoktur. Yaz tatilinde, yarıyıl tatilinde, bayram
tatillerinde ve hava şartları nedeniyle yapılan tatillerde ücret ve sigorta kesintisi yapılmakta,
sigorta primleri ise aylık toplam ders saat sayısına göre ödenmektedir. Ücretli öğretmenlerin
çoğu, asgari ücretin altında 1.500-2.000 TL aylık ücret almaktadırlar. Geleceğimiz olan

çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin bir kölelik düzeni içinde 1.500-2.000 TL
ücrete mahkum edilmesi Anayasa’ya açıkça aykırıdır.
Tüm bu sorunları yaşayan, iş güvencesi, geçim kaygısı ve aile bütünlüğünü sağlamak gibi ciddi
sorunlarla boğuşmak zorunda bırakılan öğretmenlerin, mesleklerinde yüksek bir performans
sergilemelerini beklemek, çocuklarımıza yeterli eğitimi ve öğretimi verdiğini düşünmek
hayalcilik olacaktır.
Bunun yanı sıra, ülkemizdeki öğretmenlerin yaşadığı bu durum hem uluslararası hem de
ulusal mevzuattaki düzenlemelere de açıkça aykırılık teşkil etmektedir. İnsan Hakları Evrensel
Bildirgesi 23.maddesinde:“Çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna yaraşır bir
yaşam sağlayan ve gerektiğinde her türlü sosyal koruma yolları ile de desteklenen adil ve
elverişli bir ücrete hakkı vardır” denirken, Avrupa Sosyal Şartı’nın, İkinci Bölümünün “Adil Bir
Ücret Hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; ‘‘Tüm çalışanların, kendileri ve ailelerine iyi bir
yaşam düzeyi sağlamak için yeterli adil bir ücret alma hakkı vardır’’ düzenlemesi getirilmiştir.
Ayrıca öğretmenler arasındaki ayrımlar, Türkiye’nin de imzaladığı Uluslararası Çalışma
Örgütü’nün temel sözleşmelerindeki çalışma koşulları ile asgari ücrete ilişkin yaklaşım ve
düzenlemelere de aykırıdır.
İç hukuk açısından da en temel düzenleme Anayasa’nın “Ücrette Adalet Sağlanması” başlığı
altında, madde 55’te yapılmıştır. Buna göre “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların
yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan
yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” düzenlemesi getirilmiştir.
MEB, eğitim fakültelerindeki artışı övünç kaynağı olarak ifade ederken, öğretmen olarak
atanmayı bekleyenlerin sayısının 700 bini aştığını görmezden gelmektedir.
Ücretli öğretmenler 1500-2000 TL, göreve yeni başlayan sözleşmeli öğretmen 3910 TL ücret
almaktadır. Öğretmenler bu gelirlerle sadece barınma ve beslenme ihtiyaçlarını
karşılayabilmektedirler. Öğretmenlerin sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılama şansları da
kalmamıştır.
Bu çerçevede; öğretmenlerimizin yaşadığı sorunların bir Meclis Araştırma Komisyonu
kurularak, araştırılmasına gerek duyulmuştur. Bu nedenlerle ortaya çıkan sorunların
araştırılması amacı ile Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105.maddeleri gereğince
Meclis Araştırması açılması hususunda gereğini arz ederiz.

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Beşiktaş 27 14
  • 3 Trabzonspor 26 14
  • 4 İstanbul Başakşehir 26 14
  • 5 Fenerbahçe 25 14
  • 6 Galatasaray 23 14
  • 7 Alanyaspor 22 14
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 14
  • 10 Denizlispor 18 14
  • 11 Gaziantep FK 17 14
  • 12 Çaykur Rizespor 17 13
  • 13 Gençlerbirliği 14 14
  • 14 Konyaspor 14 14
  • 15 Kasımpaşa 12 14
  • 16 Antalyaspor 12 14
  • 17 MKE Ankaragücü 9 14
  • 18 Kayserispor 7 13
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
ARŞİV ARAMA