Gündem
Giriş Tarihi : 14-03-2017 15:19   Güncelleme : 14-03-2017 15:19

‘Oy için nasıl kriz çıkarılır’ rehberi

Tesadüf bu ya, “Tüm Avrupa tam da referandum öncesi Türkiye aleyhinde uygulamalara başladı.” Ancak bu söylemi kullanan iktidarın, referandum öncesi ‘bile isteye’ diplomatik kriz çıkardığına dair birçok emare mevcut

‘Oy için nasıl kriz çıkarılır’ rehberi

AKP’li bakanların Türkiyeli seçmenlerin bulunduğu Avrupa ülkelerinde seçim propagandası yapmak istemesinin engellenmesi çok aktörlü bir diplomatik kriz yarattı. Almanya ile başlayan krizin ikinci ve en sert durağı Hollanda oldu. Mevcut gelişmeler benzer krizlerin diğer ülkelerle de yaşanabileceğini gösteriyor.

Alman Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanmasının ardından Almanya’nın Türk bakanların seçim propaganda faaliyetlerini engellemesi krizin başlangıç noktasını oluşturmuştu. Bundan sonrası ise baş döndürücü bir hızla gelişti; iptaller, yasaklar ardı ardına geldi.

İktidar, bakanlara uygulanan yasaklar üzerinden “Bu kararlar bize değil Türkiye’ye karşı alındı” algısı yaratmaya çalışsa da konunun bir ‘devlet meselesi’ değil AKP’nin seçim propagandası sorunu olduğu aklı başında herkesin malumu.

Peki yaklaşık iki haftadır Avrupa ve Türkiye’nin gündemini meşgul eden bu kriz kendi doğal seyri içinde mi oluştu, yoksa daha adımlar atılırken ortaya çıkacak olan sonuçlar biliniyor muydu?

Yaşanan krizin Avrupa’da yükselen aşırı sağla yakından ilgisi var. Göçmen karşıtı ve ırkçılığa varan söylemler, Avrupa’daki merkez sağ partileri zorladığı gibi ortaya çıkan durum, Türkiye’de sağın beslenmesine de yol açıyor.

Bununla beraber hem referandum kampanyasının fiilen başlaması üzerine yaşananlar, hem de son birkaç günkü gelişmeler AKP’nin ‘Evet’ oylarını artırmak için bilinçli bir taktik izlediğini gösteriyor. Oylarını artırmak için Türkiye içinde aradığı ‘düşman’ı bulamayan iktidar, aşırı sağın yükselişinin yarattığı politik atmosferden de güç alarak istediğini Avrupa’da buldu.

Hollanda ile yaşanan diplomatik krizin ‘bile isteye’ çıkarıldığına dair bazı göstergeler şöyle:


‘Seçimden sonra’ demişti
Başbakan Binali Yıldırım, 6 Mart’ta katıldığı bir canlı yayında Hollanda seçimlerine dikkat çekmiş ve oradaki referandum propagandasının bu seçimler sonrası yapılabileceğine işaret etmişti: “Hollanda’da bu ayın 14’ünde seçimler var, biraz ona yönelik olduğunu düşünüyoruz. Çünkü mevcut iktidar partisiyle o aşırı Wilders’in partisi arasında çok az fark var, onun için 14’ünden önce Hollanda’da bir etkinlik yapılması çok mümkün gözükmüyor ama 14’ünden sonra zannetmiyorum ki Hollanda böyle bir kısıtlama üzerinde dursun.”

‘8 kez görüştüm’
Katıldığı bir televizyon programında Türkiye ile yaşanan krizi değerlendiren Hollanda Başbakanı Mark Rutte, olayların çığırından çıkmasını engellemek için yoğun çaba sarf ettiğini söyledi. Sadece Cumartesi günü sekiz kez Başbakan Binali Yıldırım’ı telefonla aradığını anlatan Rutte, en son Pazar sabahı saat 02.00’de Rotterdam’da olayların büyümesi üzerine Türk mevkidaşı ile görüştüğünü belirtti.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Rotterdam’a geldikten sonra da değişik yöntemlerle polisi atlatmaya çalıştığını anlatan Hollanda Başbakanı, “Yanlış bir filmin içine düştüm. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım” dedi.

‘Bize yalan söylendi’
Rotterdam’ın Müslüman Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb, Bakan Kaya’nın diplomatik krize yol açan ziyareti hakkında bilgilendirilmediklerini savundu. Aboutaleb, Türkiye başkonsolosunun kendilerine ‘bakanın konsolosluğa gitmeyeceğine’ dair garanti verdiğini öne sürerek, “Tamamen yalan söyledi. İnsanları da, bakanın konuşma yapacağını söyleyerek konsolosluğa çağırdı” dedi.

Ömer Çelik: ‘Evet’te netleştirdi
Yaşanan krize dair itiraf niteliğinde dikkat çekici yorumlar da geldi. AB Bakanı Ömer Çelik, daha Bakan Kaya’nın Hollanda’ya alınmamasının üzerinden bir gün dahi geçmemişken, yaşanan durum içinde ‘Evet’i gördü: “Bunu yaparak, bizim vatandaşlarımızla buluşmamızı engelleyerek 16 Nisan’da ‘Evet’ çıkmasının ne kadar önemli olduğunu anlatmamızın önüne set çekmek istiyorlar. Bu tavırla kararsız vatandaşlarımızın bile kararını ‘Evet’ yönünde netleştirmiş oldu.”

‘Teşekkür etti’
Katıldığı bir canlı yayında krizi değerlendiren AKP Milletvekili Hüseyin Kocabıyık ise, kendini tutamayarak Hollanda’ya teşekkür etti. “Bu Almanlara Hollandalılara kızmayalım, belki azıcık teşekkür de etmemiz gerekiyor” diyen Kocabıyık, eski bir emekli siyasi danışman ve araştırmacı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bizim evet oylarına en az iki puan katkı yaptılar böylece. Hem Avrupa’daki vatandaşlarımızın oylarında belirli hatırı sayılır bir artışa sebep olacak hem de asıl Türkiye’nin içerisinde hem kararsız hem de hatta bir miktar hayırcı seçmenin çok ciddi şekilde etkilenmesine yol olacak bu olaylar.” Haber Merkez Birgün
i

AdminAdmin