Yaşam
Giriş Tarihi : 28-06-2021 16:07   Güncelleme : 28-06-2021 16:07
Abone ol

Oya Ersoy; Onur Haftası yürüyüşünde LGBT+’lara ve kadınlara yönelik şiddet uygulayan polis ve şefleri derhal görevden alınmalıdır!

Değerli Basın Emekçileri; İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Onur Haftası yürüyüşünde LGBT+’lara ve kadınlara yönelik polisin sert müdahalesini meclis gündemine taşıdı.

Oya Ersoy; Onur Haftası yürüyüşünde LGBT+’lara ve kadınlara yönelik şiddet uygulayan polis ve şefleri derhal görevden alınmalıdır!

Onur Haftasında yaşananlar, açıklamış olduğunuz İnsan Hakları Eylem Planı’nın “kişi özgürlüğü ve güvenliğine ilişkin” düzenlemeleriyle uyuşmakta mıdır?

Ersoy, 26 Haziran Cumartesi günü, Onur Yürüyüşü için Taksim'de bir araya gelen kadın ve LGBTİ+'lara polisin sert müdahalelerde bulunduğunu söyledi.

Taksim’de “Onur Haftası” kapsamında yapılacak açıklamanın engellenmesi İnsan Hakları ve Anayasa’ya aykırıdır!

Anayasa’nın 34. Madde‘sinde “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkına sahiptir” ilkesini hatırlatan Ersoy, bu hakkın güvenlik güçleri tarafından ihlal edilerek anayasal haklarını kullanan kitleye polisin sert bir biçimde saldırdığını, 35 kişinin gözaltına alındığını ve onlarca kişiye de şiddet uygulandığını ifade etti.

Polis amiri başta olmak üzere, İstanbul Taksim ve Cihangir’de yurttaşlara şiddet uygulayan polisler hakkında soruşturma derhal başlatılmalıdır!

Ersoy, güvenlik güçlerinin orantısız ve özellikle bazı polis amirlerinin hem “Onur Yürüyüşü” ne katılmak isteyen yurttaşlara, hem de evinde, çevredeki kafelerde oturan yurttaşlara keyfi olarak şiddet uygulama talimatı verdiğine dair görüntülerin sosyal medyada ve basına yansıdığını, bu nedenle de polis şeflerinin derhal görevden alınması gerektiğini söyledi.

AFP muhabiri Bülent Kılıç’a şiddet uygulayan Polis amiri hala görevde midir?

 

Ersoy, o gün yaşanan polis şiddetinin kitlelere yönelik kasten yapıldığını ve Taksim’deki “Onur Yürüyüşü”nü haber yapmak için alanda bulunan AFP muhabiri Bülent Kılıç’ın, polisler tarafından yere yatırılarak darp edildiğini, fotoğraf makinesinin kırılarak, ters kelepçe ile gözaltına alındığını söyledi.

Ersoy, “İnsan haklarına aykırı, tamamen keyfi olarak Polisler, Kılıç’ı darp ederek gözaltına alıp görevini yapmasını engellemekle de kalmamış, yere yatırdıkları Kılıç’ın boğazına dizleriyle basarak nefes almasını da engellemişlerdir” dedi. 

Sokaklarda Polis terörü yaşanmıştır!

Ersoy, yaşananların bununla da kalmadığını “bir polis amirinin, “ağzını açanı alıyorsunuz” talimatı vererek, bir kafeye girip yurttaşların sandalyelerine tekme attığını, sandalyeyi yere vurma şeklinde agresif davranışlarda bulunduğunu, itiraz eden bir yurttaşı ise gözaltına alın talimatı vererek onlarca polisin, yurttaşa şiddet uygulayarak zorla gözaltına aldığını söyledi.

Polis şefleri başta LGBT+lar olmak üzere tüm yurttaşlara sokakta, cafe de hatta evlerinden gözaltı yaparak şiddet uygulamıştır!

Ersoy, yine aynı amirin, atılan ses bombaları üzerine evinin balkonundan evde çocuk uyuyor, "Ses bombası kullanmayın, çocuklar korkuyor" diye uyaran yurttaşa "Ne bombası lan yavşak, gel buraya" diye hakaret ederek bağırdığını ve "Gidin evinden alın" talimatı vermesi üzerine yurttaşın çocuklarının yanında zorla evinden gözaltına alınarak, Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü söyledi.

Ersoy, “Onur Yürüyüşü”ne katılmak için Taksim’e gelen yurttaşlar öğleden sonradan itibaren şiddete maruz kalmış, gözaltına alınmıştır. Basın açıklaması okuyan LGBT+ bir bireyin üzerine hışımla koşan bir polis, nefretle okumakta olduğu metni yırtmış, konuşmasını şiddet uygulayarak susturmuştur. Polislerin şiddet uygulayarak gözaltına aldığı bir kadının, sıktıkları kolundan aşı

olduğunu uyarmasına rağmen özellikle şiddeti artırdığı görüntülere yansımıştır” dedi.

 

 

LGBT+’lara yönelik şiddet örgütlenmektedir!

Son olarak Ersoy, “bu yaşananlarda gösteriyor ki, İstanbul Sözleşmesinden çekilme kararının ardından ülkemizde kadınlara, LGBT+lara ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve cinayet sayılarındaki artış su götürmez bir gerçektir. Kadın cinayetleri ve LGBT+’lara uygulanan kıyım politikası, örgütlü ve siyasi bir tutumun sonucu yaşanmaktadır. Bu ülkede herkesin istediği gibi yaşaması, giyinmesi ve söz söylemesi hakkı iktidarların elinde olmayıp Anayasa’da güvence altına alınmalıdır” dedi.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

            Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Abdulhamit Gül tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 28.06.2021

                                                                                                          Oya ERSOY

                                                                                                          İstanbul Milletvekili

 

 

26 Haziran Cumartesi günü, İstanbul'da düzenlenen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için Taksim'de bir araya gelen kadın ve LGBTİ+'lara polis sert müdahalede bulunmuştur. Anayasa’nın 34. Madde ’sinde “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” maddesi güvenlik güçleri tarafından ihlal edilmiş olup, anayasal

haklarını kullanan kitleye polis saldırarak 35 kişiyi gözaltına almış ve onlarca kişiye de şiddet uygulamıştır. 

Güvenlik güçlerinin orantısız ve özellikle bazı polis amirlerinin hem “Onur Yürüyüşü”ne katılmak isteyen yurttaşlara, hem de evinde, çevredeki kafelerde oturan yurttaşlara keyfi olarak şiddet uygulama talimatı verdiğine dair görüntüler sosyal medyada ve basına yansıyan haberlerde yer almaktadır.

Taksim'deki “Onur Yürüyüşü”nü haber yapmak için alanda bulunan AFP muhabiri Bülent Kılıç, polis tarafından yere yatırılarak darp edilmiş, fotoğraf makinesi kırılmış, ters kelepçe takılarak gözaltına alınmıştır. Polisler Kılıç’ı darp ederek gözaltına alıp görevini yapmasını engellemekle de kalmamış, yere yatırdıkları Kılıç’ın boğazına dizleriyle basarak nefes almasını da engellemişlerdir. 

Bir polis amiri, “ağzını açanı alıyorsunuz” talimatı vermiş, bir kafeye girerek yurttaşların sandalyelerine tekme atma, sandalyeyi yere vurma şeklinde agresif davranışlarda bulunmuş, itiraz eden bir yurttaşı gözaltına alın talimatı vermiş ve onlarca polis, yurttaşa şiddet uygulayarak zorla gözaltına almıştır. 

Yine aynı amir, atılan ses bombaları üzerine evinin balkonundan evde çocuk uyuyor, "Ses bombası kullanmayın, çocuklar korkuyor" diye uyaran yurttaşa "Ne bombası lan yavşak, gel buraya" diye hakaret ederek bağırmış ve "Gidin evinden alın" talimatı vermesi üzerine yurttaş çocuklarının yanında zorla evinden gözaltına alınarak, Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürülmüştür.

“Onur Yürüyüşü”ne katılmak için Taksim’e gelen yurttaşlar öğleden sonradan itibaren şiddete maruz kalmış, gözaltına alınmıştır. Basın açıklaması okuyan LGBT+ bir bireyin üzerine hışımla koşan bir polis, nefretle okumakta olduğu metni yırtmış, konuşmasını şiddet uygulayarak susturmuştur. Polislerin şiddet uygulayarak gözaltına aldığı bir kadının, sıktıkları kolundan aşı olduğunu uyarmasına rağmen özellikle şiddeti artırdığı görüntülere yansımıştır.

Bu bağlamda;

  1. İstanbul’da Onur Haftası etkinliği kapsamında bir araya gelen LGBT+ ve kadınlara polisin şiddet uygulaması, gözaltına alması Anayasa’nın 34.maddesine aykırı değil midir? Açıklamış olduğunuz İnsan Hakları Eylem Planı’nın “kişi özgürlüğü ve güvenliğine ilişkin” düzenlemeleriyle uyuşmakta mıdır?
  2. İstanbul Taksim’de Polis amirlerinin ve polislerin Onur Haftası etkinliğine gelen LGBT+lar ve kadınlar başta olmak üzere evinde oturan yurttaşa kadar uygulamış olduğu şiddet, zorbalık değil midir?
  3. Bir polis amiri yurttaşa “yavşak” deme, evinde oturan yurttaşa hakaret edip gözaltına aldırma, Kafede oturan yurttaşları tehdit etme, “ağzını açanı alıyorsunuz” talimatı verme, yurttaşlara fiziksel ve psikolojik şiddet uygulama gücünü hangi yasa veya kurumdan almaktadır?
  4. Hakim kararı olmadan, evinde oturan bir yurttaş, bir polis amirinin keyfi talimatı üzerine evinden gözaltına nasıl alınabilmektedir?
  5. Polis amirleri hangi yetkiye dayanarak cafe de oturan, evinde oturan yurttaşlara şiddet uygulayıp gözaltı işlemi yapabilmektedir?
  6. Söz konusu polis amiri ve İstanbul Taksim ve Cihangir’de yurttaşlara şiddet uygulayan polisler hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır? Polis amiri hala görevde midir?
  7.  

    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

     

                Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 28.06.2021

                                                                                                              Oya ERSOY

                                                                                                              İstanbul Milletvekili

     

     

    26 Haziran Cumartesi günü, İstanbul'da düzenlenen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için Taksim'de bir araya gelen kadın ve LGBTİ+'lara polis sert müdahalede bulunmuştur. Anayasa’nın 34. Madde ’sinde “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” maddesi güvenlik güçleri tarafından ihlal edilmiş olup, anayasal
  8. haklarını kullanan kitleye polis saldırarak 35 kişiyi gözaltına almış ve onlarca kişiye de şiddet uygulamıştır.  

    Güvenlik güçlerinin orantısız ve özellikle bazı polis amirlerinin hem “Onur Yürüyüşü”ne katılmak isteyen yurttaşlara, hem de evinde, çevredeki kafelerde oturan yurttaşlara keyfi olarak şiddet uygulama talimatı verdiğine dair görüntüler sosyal medyada ve basına yansıyan haberlerde yer almaktadır.

    Taksim'deki “Onur Yürüyüşü”nü haber yapmak için alanda bulunan AFP muhabiri Bülent Kılıç, polis tarafından yere yatırılarak darp edilmiş, fotoğraf makinesi kırılmış, ters kelepçe takılarak gözaltına alınmıştır. Polisler Kılıç’ı darp ederek gözaltına alıp görevini yapmasını engellemekle de kalmamış, yere yatırdıkları Kılıç’ın boğazına dizleriyle basarak nefes almasını da engellemişlerdir.  

    Bir polis amiri, “ağzını açanı alıyorsunuz” talimatı vermiş, bir kafeye girerek yurttaşların sandalyelerine tekme atma, sandalyeyi yere vurma şeklinde agresif davranışlarda bulunmuş, itiraz eden bir yurttaşı gözaltına alın talimatı vermiş ve onlarca polis, yurttaşa şiddet uygulayarak zorla gözaltına almıştır
  9. Yine aynı amir, atılan ses bombaları üzerine evinin balkonundan evde çocuk uyuyor, "Ses bombası kullanmayın, çocuklar korkuyor" diye uyaran yurttaşa "Ne bombası lan yavşak, gel buraya" diye hakaret ederek bağırmış ve "Gidin evinden alın" talimatı vermesi üzerine yurttaş çocuklarının yanında zorla evinden gözaltına alınarak, Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürülmüştür.

    “Onur Yürüyüşü”ne katılmak için Taksim’e gelen yurttaşlar öğleden sonradan itibaren şiddete maruz kalmış, gözaltına alınmıştır. Basın açıklaması okuyan LGBT+ bir bireyin üzerine hışımla koşan bir polis, nefretle okumakta olduğu metni yırtmış, konuşmasını şiddet uygulayarak susturmuştur. Polislerin şiddet uygulayarak gözaltına aldığı bir kadının, sıktıkları kolundan aşı olduğunu uyarmasına rağmen özellikle şiddeti artırdığı görüntülere yansımıştır.

    Bu bağlamda;

  10. İstanbul Taksim’de Polis amirlerinin ve polislerin Onur Haftası etkinliğine gelen LGBT+lar ve kadınlar başta olmak üzere evinde oturan yurttaşa kadar uygulamış olduğu şiddet, zorbalık değil midir?
  11. 26 Haziran Cumartesi günü Taksim’de “Onur Haftası” kapsamında açıklama yapılmış olsaydı, nasıl bir tehdit ortaya çıkacaktı? Engellenmesi insan hakları ve Anayasa’ya aykırı değil midir?
  12. Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak uygulanan şiddet ve zorbalığa karşı bir açıklama yapacak mısınız?
  13. Bir polis amiri yurttaşa “yavşak” deme, evinde oturan yurttaşa hakaret edip gözaltına aldırma, Kafede oturan yurttaşları tehdit etme, “ağzını açanı alıyorsunuz” talimatı verme, yurttaşlara fiziksel ve psikolojik şiddet uygulama gücünü hangi yasa veya kurumdan almaktadır?  
  14. Söz konusu polis amiri ve İstanbul Taksim ve Cihangir’de yurttaşlara şiddet uygulayan polisler hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır? Polis amiri hala görevde midir?