Siyaset
Giriş Tarihi : 12-01-2022 13:56   Güncelleme : 12-01-2022 13:56

Oya Ersoy:Dinci-gerici tarikatlara ait yurtlarda yaşanan intihar, istismar ve şiddet olaylarındaki artış, kapatılmaları için yeterlidir!

İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, son dönemlerde gerici-dinci kurslarda, cemaat ve vakıflarda yaşanan; istismar, şiddet ve intihar olaylarını meclis gündemine taşıdı.

Oya Ersoy:Dinci-gerici tarikatlara ait yurtlarda yaşanan intihar, istismar ve şiddet olaylarındaki artış, kapatılmaları için yeterlidir!

Ersoy, özellikle 2006 yılından sonra dinci-gerici cemaatlere verilen para aktarımları, belediyeler tarafından cemaatlere tahsis edilen yurtlar, kamu tarafından denetlemenin ortadan kaldırılması ile kaçak kuran kurslarında artış ve bu kurslarda çocuğa yönelik  istismar, devlet yurtlarının yetersizliği nedeni ile öğrencilerin bu yurtlarda kalma zorunluğunun ortadan kaldırılması, tarikat yurtlarının kapatılması, sorumluların belirlenmesi ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla mecliste bir araştırma açılmasını istedi.

Gerici- dinci cemaat ve vakıflar verilen destekler sonucunda bu hale gelmiştir!

Ersoy; Ülkenin dört bir yöresinde devlet  okulları kapatılırken,  dinci-gerici cemaatler ve bunlara ait olan yurtların sayısında artış yaşandığını, özellikle iktidarın vermiş olduğu destek sonucunda sayıca çoğalan dinci-gerici tarikat ve yurtlar; yurt bulamayan ailelerin, çocuklarını bırakmak zorunda kaldıkları ya da tarikat üyesi olan ailelerin çocuklarını zorla gönderdiği mekânlar haline dönüştüğünü söyledi.

Yaşananlar; Laik bilimsel eğitim karşısında dayatılan ve aktör olarakta cemaat ve tarikatların görevlendirildiği dindar nesil projesidir!

Ersoy; “Köy okullarının kapatılması, eğitimde 4+4+4 sisteminin getirilmesi, kuran kurslarının açılmasının önündeki engellerin kaldırılması ve sonrasında denetlenmesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev alanından çıkarılması ile eğitim ve barınma da bu cemaatlere bile isteye görev ve yetki verilmiştir. 2006 sonrasında cemaat yurtlarında yaşanan artışların nedeni; verilen maddi desteklerin dışında, bu yurtlara binaların tahsis edilmesi, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokoller ile ödenek aktarımları, laik bilimsel eğitim karşısında dayatılan ve aktör olarakta cemaat ve tarikatların görevlendirildiği dindar nesil projesidir” dedi.

Dinci- gerici yurtlarda yaşanan intihar, istismar vakaları kapatılmaya yetecek kadar maddi delil oluşturmuştur!

Sözlerine şöyle devam eden Ersoy; “Yaşanan sorunların başında, bu cemaat ve yurtların açılmasına izin verilmesi gelmektedir. Dini yapılara ait sübyan mektepleri, medreseler, yurt ve evlerle ilintili çocuk sayısının 2 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir. Kredi Yurtlar Kurumu’nun yatak kapasitesinin az olması nedeni ile öğrenciler TÜRGEV, TÜGVA, Ensar gibi tarikat-cemaat yurtlarına yönlendirilmekte ve üstelik bu yurtlara öğrenci başına 650-800 TL destek verilerek öğrencilerin bu yurtlarda kalması teşvik edilmektedir.  Açılan ve denetlenmeyen her yurt ve kurs sonrasında intihar, istismar vakaları basına yansıdığı kadarı ile bile kapatılmaya yetecek kadar maddi delil oluşturmaktadır” ifadesini kullandı.

Ersoy müfredat ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikler ile iktidar tarafından özenle çalışılarak neler yapıldığını anlattı;

  • Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile dinci cemaat ve tarikatların “her tür ve seviyedeki resmî ve özel örgün ve yaygın eğitim kurumlarında” sosyal etkinlik yapmasının önü açılarak kamuya ait devlet okullarında dinci gerici eğitim faaliyetleri yürütmeleri sağlanmıştır.
  • Yine çıkarılan yönetmeliklerle, vergi muafiyeti tanınan dinci vakıf ve derneklere ait yurtlarda kalan öğrencilere, “barınma ve beslenme” yardımı yapılması sağlanmıştır. Devlet okullarına verilen ödeneklerin yetersizliği ve yurt sayılarında ki azalma sonucunda çocuklarını dinci-gerici cemaat yurt ve okullarına göndermek zorunda kalan aileler yurtlarda yaşananlar nedeniyle çocuklarının acısını yaşamıştır.
  • 2013 yılında Türk Ceza Kanunu’nun 263. maddesi yürürlükten kaldırarak, dinci-gerici cemaat ve dernekler denetim dışı bırakıldı. Kanuna aykırı eğitim kurumu açan, çalıştıran ve bu merkezlerde çalışanlara verilen 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ortadan kaldırılarak kaçak kursların açılması meşru hale getirildi.
  • Cemaatlere ait yurtlarda yaşanan istismarların, akıl sağlığı yerinde olmayan kişilerce yapılmış bir “münferit” olay olarak yansıtılması ya da yaşanan intiharların kişiye ait bir duygu gibi lanse edilmesi gerçeği değiştirmeyecektir. Anaokullarında Kur’an kurslarının açılması, camilerde dini eğitimin 4 yaşa kadar düşürülmesi, tarikat yurtlarına eğitimde görev verilmesi,  okullarda cemaat kitaplarının dağıtılması bilinçli bir politikanın parçasıdır ve yaşanan bu ölümler, cinsel istismar suçları bu politikanın sonucudur. 

Laik-bilimsel eğitim ve yaşam karşısında dayatılan dinci-gerici eğitimi ne de yaşam tarzını kabul etmeyeceğiz!

Son olarak Ersoy, “sadece basına yansıyan kadarı ile dahi laik bilimsel eğitim karşıtı eğitim anlayışı ile donanmış dinci gerici cemaat ve vakıflara ait yurtlar, kurslar kapatılmalı ve sorumluları belirlenerek haklarında gerekli tüm yasal işlemler başlatılmalıdır. Bu yurtlar kamuya devredilerek barınma ihtiyacı devlet tarafından yerine getirilmelidir. Kuran Kurslarında çocuklara yönelik istismar olaylarının araştırılması, kaçak kuran kurslarının sayıca belirlenmesi ve sorumluların tespit edilmesi Meclisin görev ve sorumluluğundadır” dedi.

 

 

AdminAdmin