Siyaset
Giriş Tarihi : 19-08-2016 14:57   Güncelleme : 19-08-2016 14:57
Abone ol

Özgür Özel: ''Başbakan samimiyse köprüye Pir Sultan Abdal adını verelim''

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AKP hükümetine 3. Köprü üzerinden samimiyet çağrısı yaptı. Özel, "Samimilerse Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün adını değiştirsinler. Alevilerin çok önemli bir kısmı Yavuz Sultan Selim’i Alevilere acı çektirmiş biri olarak görüyor. Alevilerle ilgili olumlu sözlerinde samimiyse Başbakan gelsin o köprüye Pir Sultan Abdal adını verelim. Hacı Bektaş Veli’nin adını verelim. İşte o zaman o köprü, devlet aklıyla Alevi vatandaşlar arasında bir gönül köprüsüne dönüşebilir" dedi.

Özgür Özel: ''Başbakan samimiyse köprüye Pir Sultan Abdal adını verelim''

Özgür Özel, Başbakan Binali Yıldırım'ın salı günkü grup toplantısında Alevilere yönelik verdiği sıcak mesajları ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası oluşan süreçte partiler arası diyalog ortamını değerlendirdi.

CHP’li Özel şöyle konuştu:

ESKİSİ GİBİ YÖNETİP DERS ALDIK DEMENİN MANASI YOK

“15 Temmuz’dan önce Türkiye’yi nasıl yönettiklerini ve toplumun yarısına nasıl mesaj verdiklerini Cumhurbaşkanı da itiraf ediyor. AKP’nin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada bunu net olarak ifade etti. Muhalefet bir savaş tatbikatında demokrasicilik oynamadı, sahte mermilerinin önünde durmadı, atılanlar ses bombası değildi. AKP, ’muhalefeti anlıyoruz’ diyor ama bunu sözle yapıyor. Hem Türkiye’yi eskisi gibi yönetip, hem de ’Ben eskiden ders aldım’ demenin bir manası yok.”

SAMİMİYSE PİR SULTAN ADINI VERELİM

“Başbakan’ın konuşması manidardı. Alevilerle ilgili güzel şeyler söylüyor. Bir yandan da Yavuz Sultan Selim’i övüyor. Alevilerin çok önemli bir kısmı Yavuz’u Alevilere acı çektirmiş biri olarak görüyorlar. Somutlaşmaya ihtiyaç var. Bir darbe yapıldı diyorsanız ve bu darbeye meclis direndi diyorsanız, niye OHAL’e ihtiyaç duydunuz, neden KHK’lara sığındınız? İşin bu tarafları tartışmalı. Alevilerle ilgili olumlu sözlerinde samimiyse Başbakan gelsin o köprüye Pir Sultan Abdal adını verelim. Hacı Bektaş Veli’nin adını verelim. İşte o zaman o köprü, yerleşik devlet aklıyla Alevi vatandaşlar arasında bir gönül köprüsüne dönüşebilir. Sonuçta biz 3. köprünün doğaya yaptığı tahribata ve İstanbul’a yaptığı tahribata karşı çıkan bir partiyiz.”

GEZİ’DEKİ KUSURUNU DA GÖRECEKSİN

“15 Temmuz ruhu diye bir ruh yakalanacaksa, o sadece birbirimizin darbe karşıtlığını alkışlamakla olmaz. Abdullah Tayyip Olçak da Türkiye’nin şehidi olmalı, Berkin Elvan da Türkiye’nin şehidi olmalı. Çünkü eğer 15 Temmuz öncesi davrandığın gibi davranmayacaksan, Gezi sürecinde de kendinde kusur göreceksin. Bir CHP’li olarak 15 Temmuz gecesi 240 kişinin de demokrasi şehidi olduğunu düşünüyorum. Türkiye normalleşecekse Erdoğan’ın da Berkin Elvan’ı, Ali İsmail Korkmaz’ı Türkiye’nin şehitleri olarak görmesi gerekiyor. Bütün kışlaları park yapacağız derken, Gezi Parkı’nı kışla yapacağız demenin ne manası var.”

HER BAHARIN GELİŞİ BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR

“Hem 15 Temmuz’da çok şey değişti diyeceksiniz, hem de anayasal sınırları zorlayan bir uyum bekleyeceksiniz muhalefetten. Biz onlardan ’prompter kardeşliği’ istemiyoruz. Prompter’dan okurken muhalefete iltifat, ülkeyi yönetirken ’sen dur, KHK çıkaracağım’. Genel başkan sitem etti mi gel çay içmeye, her söylediğine hak ver ama bir tanesini düzeltme... Bir köprünün adını değiştirmekle bir şey olmaz ama her baharın gelişi bir çiçekle başlar, insanlar bir tane çiçeği alıp görmek ister. Hapishanelerde çok sayıda üniversite öğrencisi yatıyor. Erdoğan’ın yarattığı iklimde üniversitelerdeki sertlikle ceza aldı, bu çocuklar. Nasıl iklim değişti diye davalar geri çekildiyse, bu öğrencilerin de bazıları Fetullahçı rektörlerin yarattığı iklimde hapse düşecek eylemlerde bulundu. Üniversite öğrencilerine koşulsuz bir af çıkarılması, yaşı 22-23 olan bu öğrencilerin hapisten çıkması da bir başka işarettir.”

DENETİMLİ SERBESTLİK ÖNERİSİ

“Fetullahçı savcı ve hakimlerin davalarının yeniden görülmesini önerdik geçtiğimiz günlerde. FETÖ’cü 3 bin tane hakim hapiste duruyor, yan koğuşta onların içeri attığı adamlar var. Yeniden yargılama sırasında hiç değilse denetimli serbestlik uygulanmasını öneriyoruz.”

SÖYLEDİKLERİMİZ HAK VERİYORLAR AMA UZLAŞININ HAKKINI VERMİYORLAR

“Söylediklerimize hak veriyorlar ama uzlaşının hakkının vermiyorlar. Uzlaşmak gerektiğine hak veriyor ama uzlaşmanın hakkını vermiyor iktidar partisi. Genel Başkanın mektubunun üstüne telefon açmıştı, hak vermişti ama bunun ardından yeni KHK olur mu? Şey mi diyelim bizde? ’Bir atanmış başbakan vardır, aslında başbakan değildir, kayyumdur, sarayın halkla ilişkiler memurudur’ mu diyelim? Meclis’teki tepkileri dinleyip hak veren bir saray temsilcisi gibi. Böyle bir şey yok.”