Siyaset
Giriş Tarihi : 05-04-2017 11:37   Güncelleme : 05-04-2017 11:37
Abone ol

Partimizin HAYIR kampanyasına karşı saldırılar sürüyor.

3 Nisan gecesi Silifke CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı ve arkadaşları gözaltına alındı. Daha önce, Tarsus ilçemizde, Silifke ve merkez ilçelerimizde gençlerimiz defalarca gözaltına alındı. Gençlerimizin Hayır kampanyası yapmaları engellendi.

Partimizin HAYIR kampanyasına karşı saldırılar sürüyor.

AKP iktidarı ve emrindeki polisi, savcısı, hâkimi milletten korkmasalar neredeyse HAYIR demeyi yasaklayacaklar. Daha fazlasını yapamıyorlarsa bilinsin ki korkudan. Esen rüzgârdan gelen HAYIR sesinden.

Bu referandum sürecinde tarafsız, bağımsız olması gereken polis, hakim ve savcılarımız adeta emir kulu oldu.  İstanbul’da devam eden gazeteciler davasında 21 gazeteciyi serbest bırakan mahkemenin, savcısı mahkeme başkanı ve hâkimleri hemen o gece görevden alındı ve serbest bırakılan şüpheliler bir başka mahkemece tutuklandı. Siyasi iktidarın, ‘Tarafız ve bağımsız yargı için evet’ sloganlarının yer aldığı afişler astırdığı bugünlerde, bir davada tahliye kararı veren hakimlerin ertesi gün açığa alınması tam bir skandaldır. Hakimler bu saatten sonra nasıl tarafsız karar verebilecektir?  Bu şartlarda yargıdan adil olmasını beklemek mümkün müdür? Bu adalet değil, olsa olsa diktatörlüğün ayak sesidir.

Referandum öncesinde eşitsizlik, adaletsizlik maalesef bunlarla sınırlı değil. HAYIR kampanyası yürüten siyasetçilere birçok yerde salon bile verilmezken, HAYIR çalışması yapılan salonlar korunamazken, devletin olanaklarını kullanan cumhurbaşkanı, başbakan hatta bakanlar, sözüm ona resmi açılış, resmi ziyaret adı altında evet kampanyası yürütüyor. Camilerden öğrenci yurtlarına, belediye otobüslerinden okullara kadar her yerde devletin olanakları evet kampanyası için kullanılıyor.

Mersin özelinde de gördüğümüz üzere tarafsız olması gereken valiler, kaymakamlar, bürokratlar evet kampanyalarına aktif olarak katılıyor. Devletin imkanlarını sonuna kadar kullanılıyor. Mersin’de, Sayın Bakan parti otobüsüyle seçim gezisi yaparken, kimi gezilere Sayın Vali de kendi makam aracıyla iştirak ediyor. Yetmiyor, Sayın Bakanın gezdiği parti otobüsünün peşinde onlarca resmi ve sivil polis aracı, onlarca resmi ve sivil polis dolaşıyor. Yetmiyor, Sayın Bakan’ın seçim otobüsünü bir de cankurtaran sürekli olara takip ediyor. Yetmiyor bakan programı gerekçe gösterilerek trafik akışı kesiliyor.

Onlara soruyoruz: Referandum çalışması yaparken neden korkuyorsunuz da bir koruma ordusuyla geziyorsunuz?

Kendi olanaklarıyla, gönüllülük esasıyla HAYIR çalışması yapan gençlerden neden korkuyorsunuz da onların afiş asmasını, bildiri dağıtmasını, İzmir Marşı’nı söylemesini engelliyorsunuz?

HAYIR kampanyasına yönelik yasak ve saldırılara biran önce son verilmelidir. 

Haksızlığa, hukuksuzluğa ve baskılara insanlarımız hayır diyecektir.

Yeter artık, söz milletin…

Diktatörlüğe, adaletsizliğe, teröre hayır…