Sağlık
Giriş Tarihi : 30-04-2021 12:58   Güncelleme : 30-04-2021 12:58
Abone ol

Prof. Dr. Gürsel: 'Bizim aşı için patent girişimimiz yok'

Eşi Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) Prof. Dr. Mayda Gürsel ile VLP (Virus Like Particle – Virüs Benzeri Parçacık) yöntemiyle geliştirilen Covid-19 aşısının ekibinde yer alan Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. İhsan Gürsel,  geliştirdikleri aşı için patent girişimlerinin olmadığını söyledi.

Prof. Dr. Gürsel: 'Bizim aşı için patent girişimimiz yok'

Türk İmmünoloji Derneği'nce 29 Nisan Dünya İmmünoloji Günü dolayısıyla Youtube üzerinden gerçekleştirilen programda konuşan, Gürsel, aşı geliştirme sürecine değinerek, son bir yılda Faz-1  ulaşan 3-4 aşı çalışması bulunduğunu, birinin de kendi geliştirdikleri aşı olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Gürsel, Covid-19 sürecinin işbirliği yapmak gibi ''ezber bozan bir takım çalışmalara'' neden olduğunu kaydederek, bu süreçte immünolojinin ne kadar kritik öneme sahip olduğunun görüldüğü dile getirdi. ''Bu yüzyıl, pandemi yüzyılı olacak gibi geliyor'' diyen Gürsel, doğal dengelerdeki değişimin buna neden olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Gürsel, teknolojik aşılar hakkında bilgi vererek, ''Neden VLP?'' sorusunu da, ''Biz Mayda ile 1.5 günde yazdık bu aşı projesini. Bu konuda çalışmalarımız vardı. Neden aşı olmasın dedik'' diye yanıtladı.

Yılda 50-60 milyon doz aşı

Dört proteini hedef alarak uygulayan başka bir teknolojik aşının olmadığını da dile getiren Gürsel,  geliştirdikleri ve Faz-1 aşamasında olan VLP aşısını Nobel ilaç firmasının üreteceğini ve firmanın yılda 50-60 milyon doz aşı doldurma kapasitesine sahip olduğunu, bunu 18 ay içinde iki katına çıkaracak planlarının bulunduğunu anlattı.

Aşı üretiminde şu an için Türkiye öncelikli plan yaptıklarını, Avrupa'da da lisans için başvuruda bulunacaklarını dile getiren Gürsel,  ''Dünyada aşıları toplumların para karşılığı kullanmamasını savunuyorum. Bizim aşı için patent girişimimiz yok. Teknolojiyi bu kadar ifşa ettikten sonra patent alabileceğimizi de düşünmüyorum'' dedi.

Prof. Dr. Gürsel, aşılamada global seferberlikle sorunun çözüleceğini belirterek, ülkelerin dünyadan bağımsız kendini kapatarak sorunu çözemeyeceğini, aşıların varyantlarla işe yaramaz hale gelme ihtimalinin de olduğunu kaydetti.

Aşılar yılda 6 milyon çocuğun ölümünü engelliyor

Moderatörlüğünü Viroloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Badur'un yaptığı programda konuşan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Nuriye Ortaylı da, aşıların halk sağlığı açısından maliyeti en düşük araçlardan olduğunu dile getirerek,  aşıların da sayesinde gelişmekte olan ülkelerde 1950'lerde 40 yaş olan yaşam beklentisinin 2000'li yıllarda 65'e yükseldiğini kaydetti. Ortaylı, çocukluk çağı aşılarının son 10 yıldır, yılda 6 milyon çocuğun ölümünü engellediğini vurguladı.

Kullanılan ilk aşının çiçek aşı olduğunu hatırlatan Ortaylı, dünyada aşı sayesinde bitirilen hastalığın da çiçek olduğunu, son hastanın 1978 yılında görüldüğünü anlattı.

Hastalıkların önlenmesinde aşılar kadar aşılamanın da çok önemli olduğunu kaydeden Ortaylı, Covid-19'a karşı da aşıların bulunduğunu ancak tüm dünyada aşılamada henüz istenilen düzeye gelinemediğini dile getirdi.

Yavaş aşılama dirençli mutasyonlara davetiye çıkarıyor

İsrail, İngiltere ve ABD gibi yaygın aşılama yapan ülkelerin aynı anda sıkı tedbirler de uyguladığını ifade eden Ortaylı, yavaş aşılamanın aşıya dirençli mutasyonlara davetiye çıkaran bir durum olduğunu da söyledi. Ortaylı,  ''Hepimiz güvende olmadıkça, hiçbirimiz güvende olmayacak'' dedi.  

Prof. Dr. Selim Badur ise Covid-19 aşılamasında zengin ülkelerde her dört kişiden biri aşılanırken, yoksul ülkelerde bu rakamın 500'de bir olduğunu ve ''aşı dağılımında ciddi bir adaletsizlik yaşandığını'' belirtti.

Pandemi döneminde tüm dünyada çocuk çağı aşılamalarında aksamalar yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Badur, çocukluk çağı aşılamalarında aksamanın Almanya'da bile yüzde 40'lara ulaştığını söyledi.