Gündem
Giriş Tarihi : 23-03-2021 20:39   Güncelleme : 23-03-2021 20:39
Abone ol

Soylu’dan İstanbul Sözleşmesi’nin feshini eleştirenlere tepki

İçişleri Bakanı Soylu, “Biz egemen devletiz. İstediğimiz uluslararası sözleşmenin altına imza atarız, istediğimizden de çıkarız” dedi.

Soylu’dan İstanbul Sözleşmesi’nin feshini eleştirenlere tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Türk Polisi ve Diğer Kolluk Kuvvetlerinin Seyahat Belgesi Sahteciliği Tespiti ve Risk Analizi Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi"nin açılış konferansında konuştu.

Suriye'deki iç savaş kaynaklı göç hareketinin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Soylu, Uluslararası Göç Örgütünün verilerine göre, 2014'ten beri 21 bin 250 göçmenin hayatını kaybettiğini, bu olaylar nedeniyle hem atılan adımların hem de 21'inci yüzyıl medeniyet değerlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

Bütün dünyanın bakış açısını değiştirmesi durumunda göç meselesinin, güvenlik meselesi olmaktan çıkıp çok farklı ve olumlu bir boyuta evrileceğini vurgulayan Soylu, "Tavrımızı sertleştirmek yerine, bir yandan sınır güvenlik sistemlerimizi modernleştirirken diğer yandan göçmen politikalarımızı daha vizyoner hale getirmek, hem göç bölgelerini, hem kaçak girişleri, hem de kaçak giriş için hemen her gün yeni bir yöntem icat edilmesini engelleyecektir" dedi.

Türkiye'nin bölgedeki barışa yönelik katkılarını anlatan Soylu, şu değerlendirmeleri yaptı:

“"Birleşmiş Milletler, PKK/PYD'nin temsilcisi terörist Ferhat Abdi Şahin ile aynı masaya oturdu. Biz bunu görmezden mi gelmeliyiz? Artık çocuk savaşçıların PKK/PYD'ye alınmamasını temin etmek için bundan daha yüz karası bir anlaşma var mı? Bundan daha yüz karası bir sözleşme olabilir mi? Eğer dünyanın gelişmiş ülkeleri ile Avrupa, kartlarını yeniden karmaz ve insanlık adına işlenen bu cinayetlere ve suçlara hep birlikte haykırmazsa gelecek nesillerimiz 21. asrın ilk çeyreğinde yaşanan bu insanlık dışı dramlara sessiz kalanları lanetleyecektir."

Bölgedeki göç hareketleri sonucu insanların terör örgütleri, uyuşturucu tacirleri, göçmen kaçakçıları ve suç çetelerinin eline düşebileceğinin hesabının yapılmadığını belirten Soylu, şöyle devam etti:

“Bakınız Mart ayı bitiyor. Nisanda Ağrı ve Van'da karlar eriyecek. Biz Van'da, Ağrı'da karların altından ceset toplayacağız. Bu cesetler kim biliyor musunuz? Afganistan'ı yıllardır tepişme haline getiren o sözde büyük devletlerin oluşturduğu tablonun sonunda Afganistan'dan, Pakistan'dan yürüyerek gelip sınır geçtiğini düşündükten sonra kar tipisinin altında hayatını kaybedenlerdir."

“İstediğimizi imzalar, istemediğimizden çıkarız”

Aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarında da değinen Soylu, "Bir tek aile içi şiddete, bir tek cinayete tahammülümüz söz konusu değildir. Buradaki parolamız sıfır toleranstır. Bu konuda bu şiddeti uygulayanlara karşı acımasız olduğumuzu, acımasız olacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

Soylu, İstanbul Sözleşmesi üzerinden haksız eleştirilerle karşı karşıya olduklarını söyleyerek "Bakanlıklarla yaptığımız eylem planının, attığımız bütün adımların hiçbirini İstanbul Sözleşmesi yapmadı. Bunları, kendi yasalarımız, kanunlarımız, gerekliliklerimiz için yerine getirdik ve getirmek durumundayız" değerlendirmesinde bulundu.

Aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadelenin, İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırıldığı için sona ermeyeceğini vurgulayan Soylu, "Biz egemen devletiz. İstediğimiz uluslararası sözleşmenin altına imza atarız, istediğimizden de çıkarız. Nitekim Avrupa'da bu sözleşmeyi imzalamayan birçok ülke var. En son Polonya, lezbiyen, gey, trans, bütün bunlara itiraz ettiği için, kendi toplumunu yanlış yönlendirebileceğine inandığı için buradan çıktı" diye konuştu. 

İstanbul Sözleşmesi'nin 2011'de imzalandığını, 2014'te yürürlüğe girdiğini hatırlatan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oysa biz 2012 yılında 6284 sayılı Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu çıkardık. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe girmesinden önce attığı adımlar, gerçekleştirdiği yasal düzenlemeler, aldığı olumlu saha sonuçları ne yazık ki İstanbul Sözleşmesi karşısında yok sayılıyor. Dünyanın bu konuda karşı karşıya kaldığı cinayet oranları belli, Avrupa'nın belli, Türkiye'nin de belli. Bizim için bir sayısı da fazla ama bize bu konuda nasihat etmeye çalışanlar, yarından itibaren Türkiye'de kadına ait, aile içi şiddete ait meselelerde hiçbir adım atmayacağımızı, farklı durumlarla karşı karşıya kalacağımızı iddia edenler, Türkiye'nin kapasitesine, yasalarımıza, kanunlarımıza, kurumlarımıza, çabalarımıza haksızlık etmektedirler."

Ajans Bizim