Yerel Haberler
Giriş Tarihi : 22-03-2016 16:06   Güncelleme : 22-03-2016 16:06

Terör olaylarına karşı ücretsiz terapi

Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatrist Sümer Öztanrıöver, EMDR Derneği'nin bünyesinde kurulan EMDR-HAP'ın felaket zamanlarında gönüllü üyeleriyle ücretsiz terapi hizmeti verdiğini bildirdi

Terör olaylarına karşı ücretsiz terapi
Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatrist Sümer Öztanrıöver, EMDR Derneği'nin bünyesinde kurulan EMDR-HAP'ın felaket zamanlarında gönüllü üyeleriyle ücretsiz terapi hizmeti verdiğini bildirdi. Ölüm ve ağır yaralanma gibi hayatı tehdit eden olayların yaşanan korku ve çaresizliklerin kişilerde travma neden olduğunu söyleyen Öztanrıöver, artan terör olaylarının vatandaşlarının canını acıttığını kaydetti. Öztanrıöver, "Ölüm, ağır yaralanma gibi hayatı tehdit eden olaylarda yaşanan korku ve çaresizlik travma yaratır. Bunlara maruz kalmak kadar tanık olmak, tehdit altında yaşamak da travmatize edebilir. İnsan eliyle yapılan travmalar, doğal afetlerden çok daha yıkıcı etki yapar. Çözümlenmemiş bir travma sağ beyinde ve bedende hapsolur. Vücudumuzun hayati işlevlerini kontrol eden otonom sinir sistemini bozar ve yanlış alarm vermesine yol açar. Travmatik olayı çağrıştıran herhangi bir ses, görüntü, koku veya düşünce ile kişi her defasında olay anına ışınlanmış gibi olur. Olayla ilgili canlı kabuslar ve gündüz düşleri görür. Anlam sistemi çöken ve güvenlik duvarı tamamen yıkılan kişi, sokağa bile çıkamaz hale gelebilir. Bazen de tersine hissizleşme, olaylara ve çevresine yabancılaşma deneyimi yaşanır. Tüm bunlar TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) belirtileridir." HER İNSAN AYNI ŞEKİLDE ETKİLENMEZ Olaylardan her insanın aynı şekilde etkilenmediğini dile getiren Öztanrıöver, "TSSB belirtileri travmadan hemen sonra çıkabileceği gibi aylar ya da yıllarca sonra da ortaya çıkabilir. Eğer travmaya maruz kalan bir çocuksa, beyin gelişimi tamamlanmadığı için hele bir de kaybı varsa (organ yitimi, yakınının ölümü gibi) ruhunda derin izler bırakacaktır. Çocukların psikolojik yaraları asla göz ardı edilmemelidir. Aksi halde travmanın şekillendirdiği bir hayat; dinmemiş bir öfke ve nefret, geleceğin mağdurlarını veya zalimlerini yaratabilir." dedi. Travmatik bir olaya verilen normal tepkilerin, kayıplara ilişkin yoğun bir üzüntü, koruyamayan, olayı önleyemeyen sorumlulara yönelmiş yoğun bir öfke ve olayın tekrarlanabileceğine ilişkin yoğun bir korku hissi olduğunu vurgulayan Öztanrıöver, "Bu duyguların ifade edilmesi, travmayla başa çıkmak için gereklidir. Yapılması gereken onların haklı öfkelerini, acılarını dışa vurmaları için desteklemek ve sarıp sarmalamaktır. Aksi halde bastırılmış duygular, sonrasında çok daha gürültülü belirtilerle geri dönecektir." diye konuştu. Travmatik bir olay olduğunda fiziksel yaraların ihmal edilmezken psikojenik yaraların açıkta bırakıldığını anlatan Öztanrıöver, şöyle konuştu: "Oysa tedavi edilmemiş bir psikolojik yara, sonrasında ruhsal hastalıklar yanında fiziksel hastalıklara da yol açabilir, mevcut hastalıkları ağırlaştırabilir. Günlük yaşam aktivitemizi bozan belirtilerin olması durumunda yardım alınması gerekir. Travmada EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi hızlı etki göstermesi, toplumsal travmalarda kalabalık gruplara uygulanabilmesi nedeniyle çok avantajlıdır. Felaket zamanlarında derneğimiz gönüllü üyeleriyle ücretsiz terapisi hizmeti vermektedir. Bunun dışında BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi), sanat terapisi gibi terapi yöntemleri de travmada başarıyla kullanılmaktadır. Travmatik bir olaydan sonra yaşamı tekrar rotasına sokmak önemlidir. Travma sonrası yaşanan deneyimlerle yaşam, yeniden gözden geçirilir ve belki öncelikler değiştirilebilir, anlamlı hedefler konulabilir. Böylece travma deneyimi, yaşama karşı esnek bir tutum ve direnç atışı ile sonuçlanabilir."
AdminAdmin