23 AĞUSTOS 2019 Cuma 07:33
Politika
Giriş Tarihi : 14-02-2019 11:38   Güncelleme : 14-02-2019 11:38

Tüketicileri uyarıyoruz: ipe değil,halimize bakalım

Son günlerde tüketicilerin gündemine sokulan bir konu var : Tanzim Satış Yerleri.

Tüketicileri uyarıyoruz: ipe değil,halimize bakalım

Bunlar sınırlı sayıda, belli üründe, seyyar halde ve kotalı (sınırlı) yapılan sebze-meyve satışlarını kapsıyor. Bu
durum, halkın pahalılıkla ilgili sorunlarını “toptan” çözen değil; geçici mahiyette, “kotalı” ve görülen haliyle bir
seçim hamlesi niteliğinde.
3 günde bulunan bir formül ile, tüm ülkeyi bir gündemin içine sokanlar, halkın tüm sorunlarını sanki 1 kamyon
patates ve soğanla çözmüş gibi göstermektedirler. Aslında, bu konu, halkı zam, pahalılık, vergi sarmalına
sokanların, sanki bu durumdan hiç sorumlulukları yokmuş gibi çıkardıkları suni düşman, suni yöntem ve suni
gündem ile bulduğu geçici bir çözümden başka bir şey değildir.
Tanzim satış yerleri ya da sabit pazarlar, önceleri de uygulama alanı bulan ucuz ve sağlıklı gıdaya “sürekli”
erişimi sağlayan yerlerdir. Fakat şu an tanzim satış yerleri denilen yerler bu pazarların hiçbir kriterine
uymamaktadır.
Bahsi geçen satış yerleri, hali ve aracıları aradan çıkardığı için düşük fiyatlarla vatandaşa satış yapmaktadır.
Buradaki satın alma maliyeti ve ulaşım ise bizzat bizim vergilerimiz ile finanse edilmektedir. Zira ürünü getiren
kamyonun deposu bizlerin verdiği vergilerle doldurulmakta, yani aslında halkın parasıyla halka yapılan hizmet
bir ayrıcalık olarak gösterilmektedir.
Başından beri söylediğimiz üzere, pahalılığın önüne geçilmesi için sorun kökten çözülmeli ve ülkemiz sebze-
meyveden başlayarak her alanda “üretmeli”dir. Devlet pahalılığın önüne geçmeli, en önemlisi de Devleti
yönetenler zamların en fahişini yapmamalı ve vergilerle halkı dövmemelidir.
Dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden, sadece 7 ürünü ithal etmeyen ve samanı bile ithal eden bir ülkeye
dönüşen ülkemizde tezgahlarda ürünlerin fiyatlarının düşmesi beklenemez. Sorunun çözümü de, 2 aylık seyyar
tezgahlarda görülemez.
Mesele; çiftçinin desteklenmesi şöyle dursun; ithal gübre ve tohuma zorlanması, ekimde yetersiz
destek verilmesi, kredi yükü, vergi yükü altında ezilmesi ile ekilen alanların her yıl azalması, ürünlerin
tarladan tezgaha kadar dünyanın en pahalı benzini ile taşınarak birçok el değiştirerek getirilmesidir.
Yani, benzin fiyatları düşürülür, vergiler kaldırılır, üretim desteklenir, ülkedeki genel ekonomik sıkıntılar
yok edilir, kredi yükleri azaltılır ise tezgahlarda ürünlerin fiyatları zaten düşecektir.
Geçtiğimiz yılda, mazota %85, gübreye %110, tohuma %95, zirai ilaca %100 ve enerjiye %85 zam
yapılmasa idi, bugün zaten daha ucuz sebze-meyve tüketiyor olacaktık.
Peki bu zamları kim yaptı? Peki bu ürünlerden kim vergi alıyor? Peki pırlantadan %0 vergi alınırken bu
ürünlerden yüzde kaç vergi alınıyor? Peki halk zam, pahalılık, vergi sarmalında debelenirken Devleti
yönetenler hangi uçaklara biniyor, hangi saraylarda kalıyor?
Bu sebeple, tüketicileri uyarıyoruz. Gerçek olan, ipteki cambaz değil, cepteki deliktir.

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Fenerbahçe 3 1
  • 2 Sivasspor 3 1
  • 3 Yeni Malatyaspor 3 1
  • 4 Yukatel Denizlispor 3 1
  • 5 Alanyaspor 3 1
  • 6 Antalyaspor 3 1
  • 7 Çaykur Rizespor 3 1
  • 8 Kasımpaşa 1 1
  • 9 Trabzonspor 1 1
  • 10 Konyaspor 1 1
  • 11 MKE Ankaragücü 1 1
  • 12 Gençlerbirliği 0 1
  • 13 Göztepe 0 1
  • 14 Kayserispor 0 1
  • 15 Galatasaray 0 1
  • 16 Beşiktaş 0 1
  • 17 Medipol Başakşehir 0 1
  • 18 Gazişehir Gaziantep 0 1
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
ARŞİV ARAMA