Siyaset
Giriş Tarihi : 19-12-2019 20:31

Zeynep Altıok:'Hak Savunucu Olduğum İçin Yargılanıyorum'

Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok’un, sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı. Altıok savunmasında karanlıkla savaşmak için çıktığı yolda yürüttüğü hukuk mücadelesinin yaşam biçimine dönüştüğünü söyleyerek “Bir aydın ve birey olarak hak savunusunu sorumluluk olarak görüyorum. Eşit ve adil bir düzen istemek, bunu dile getirmek, haksızlık karşısında tutum almak ve haksızlığa uğrayanları savunmak suç değildir. Haklarını arayan öğrenciler gibi her gün artan kadın cinayetleri ortadayken kadına yönelik şiddeti protesto eden kadınlar da şiddet gördüler, gözaltına alındılar. Bu düzen karşısında sessiz kalmamak gerek. Bu suç değil” ifadelerini kullandı.

Zeynep Altıok:'Hak Savunucu Olduğum İçin Yargılanıyorum'

Zeynep Altıok, kendisine yöneltilen suçlamadan beraat etti.

Altıok’un, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılandığı davanın karar duruşması, bugün Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Davaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili ve CHP Grup Sözcüsü Mustafa Özuslu, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, CHP üyeleri, Birleşik Haziran Hareketi üyeleri ve STK temsilcileri Zeynep Altıok Akatlı'ya davada destek verdi.

Altıok’un savunmasında öne çıkanlar şu şekilde;

 

HAK SAVUNUCU OLDUĞUM İÇİN YARGILANIYORUM

“Yaşamı boyunca bilimin düşüncenin ve hümanizmin açtığı yolda eşitlik ve hak mücadelesi yürütmüş biriyim. Benim için hak savunusunun adalet arayışına ve kesif bir adaletsizliğe dönüştüğü tarih 2 Temmuz 1993 yani ülkemi ve kendimi içinde bulduğum ortaçağ karanlığıdır. Gün geldi milletin meclisinde Hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma yemin ettim. 26 yıllık hak arayışım sayısız hukuksuzluğa tanıklık ettim, adalet istediğimi yüksek sesle ifade ettiğim için işimden atıldım ancak hak savunusu nedeniyle yargılanacağım benim bile aklıma gelmemişti”

DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TEMEL İNSAN HAKKIDIR

“Eleştiri kültürünün beslendiği, muhakeme ve düşünceyi geliştiren felsefe örneğin müfredattan çıkarıldı. Bu koşullarda eleştiriyi hakaretten ayırma pratiğinin de zora düştüğünü sadece Cumhurbaşkanının vatandaşlara açtığı hakaret davalarının sayısına bakarak bile anlayabiliriz. Kültürsüzlüğümüzün kışını tarif den eleştirmen Füsun Akatlı’dan alıntılayarak “mizah dünyayı ve hayatı bir algılayış ve/ya da ona karşı bir tavır alış biçimidir” diyebiliriz. Eleştirinin en nezaketli hali belki de mizah ve ironiden geçiyor. Düşünce ve ifade özgürlüğü en temel insan hakkıdır”

SİYASİ ELEŞTİRİ HAKKIMI KULLANDIM

“Türkiye’nin önde gelen nitelikli üniversitelerinden ODTÜ’lü öğrenciler tıpkı üniversitelerinde verilen eğitim gibi sürekli olarak hedef alınıyorlar, direnme hakkını kullandıklarında şiddete maruz kalıyorlar. Bugün bir mezuniyet töreninde ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında sistem eleştirisi ve direnme hakkı çerçevesinde açtıkları pankartta yer alan karikatür nedeniyle öğrencilerin en nezaketsiz şekilde gözaltına alınmasını eleştirdiğim tweet üzerinden hakaret suçlamasıyla yargılanıyorum. Ben bir insan hakları savunucusu olarak bu ülkenin pırıl pırıl öğrencilerinin düşünme, ifade etme, üretme, sanat, mizah üretme, eleştirme ve direnme haklarının tümünü yok sayan tutumu eleştirdim, siyasi eleştiri hakkımı kullanarak onların yanında yer aldım. Siyasetçiler her zaman her dozda eleştiri ile karşı karşıya kalırlar. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Kendi ile barışık, vatandaşı ile barışık, düşünceye saygılı nice siyasetçi çoğu zaman hakarete varan eleştirileri bile yargıya taşımaya gerek görmezken Cumhurbaşkanı içeriği hakaret, küfür içermeyen 140 vuruşluk tweetler üzerinden ülkenin yargısını, gündemini meşgul ederken ben bu ülkenin aydınları, barış isteyen akademisyenleri, seçilmiş siyasetçileri, gerçekleri yazan gazetecileri, hak savunucuları, yazarları, çizerleri, hukukçuları, gençleri, öğrencileri türlü sebeplerle yargılanır ve bedel öderken böyle bir dava ile sizleri ve basın emekçilerini meşgul etmekten utanıyorum”